• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

ANASAYFA

SOKAKTA OYUN OYNAYAMAYAN ÇOCUK GİDEREK YALNIZLAŞIYOR

Yemeğe çağıran annesine, "Daha hava kararmadı, birazcık daha oynayabilir miyim?" diye seslenen çocukların sayısı her geçen gün azalıyor.

Sokak aralarında, top sahalarında ya da boş arsalarda ip atlayan, seksek, saklambaç, yakan top oynayan masum yavrucaklar yok artık. İnternet kafelerin duman kokulu salonlarını dolduran çocuklar, en yakınındaki arkadaşıyla bile konuşmadan playstation oynuyor. Televizyon ve internet kablosuyla adeta eve bağlanan küçükler, büyüyünce hem fiziksel hem de ruhsal sorunlar yaşıyor.

Dışarıda arkadaşlarıyla oynamadığı için

paylaşmayı bilmiyor.

İletişim gücünü kaybederek içe kapanık hale geliyor.

İnsanlarla diyalogdan yoksun olduğundan televizyon yıldızlarını ya da bilgisayar oyunlarının kahramanlarını model alıyor.

modern dünyanın, çocukları

asosyal

merhametsiz

hareketsiz

kendi dünyaları içinde yalnız

 bireylere dönüştürdüğünü söylüyor. Sokakların güvensizliği, oyun alanlarının az olmasının bu durumu tetiklediğine dikkat çeken uzmanlar, anne-babalara evlatlarıyla top, evcilik oynamalarını ve çocuklu arkadaş edinmelerini tavsiye ediyor.

Psikiyatrist Doç. Dr. Sefa Saygılı, "Çocuklar apartman dairelerine sıkıştı. Hatta bir şeyleri kırıp döker diye salona mutfağa bile sokulmadan küçük bir odanın içinde büyüyorlar." diyor. Yapılan araştırmalara göre çocukların günde en az 3 saatini televizyon başında geçirdiğini anlatan Saygılı, geleceğin yetişkinlerini ciddi problemlerin beklediği uyarısında bulunuyor. İnsan sıcaklığıyla büyümeyen doğru dürüst iletişim kuramadan yetişen çocukların; konuşma bozukluklarından obeziteye birçok sorunla karşı karşıya kaldığını vurguluyor. Sokağa çıkamayan çocuğun enerjisini boşaltamadığına işaret ederek, "Evinde bile sınırlı mekânda yaşamaya zorlanıyor. Enerjisini evde boşaltmaya çalıştığında yaramaz olarak algılanıyor. Hâlbuki gerekli aktivitenin çok azını yapabiliyor." diye konuşuyor. Televizyon ve internetin çocukların eğiticisi durumuna geldiğine dikkat çeken psikiyatrist, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Çocuklar artık o eski masum ve çok sesli oyunların yerine hiç hareket etmeden hatta birbiriyle bile konuşmadan bilgisayar başında zaman geçiriyor. Kendisini bu dünyadaki karakterlerle özdeşleştiriyor.

Oyuncuların gözünden dünyaya bakan bu nesil,

şablonlarla düşünen

merhametsiz

hareketsiz

hayat bilgisi olmadan büyüyor.

çocuk

sokakta payına düşeni kabul etmeyi öğreniyor.

misket,

yakan top

saklambaç oynarken

insanları tanıyor

üstünlüklerini ve zayıflıklarını fark ediyor.

Maalesef son nesil bundan yoksun olarak hayata adım atıyor."

Psikiyatrist Prof. Dr. Bengi Semerci ise sokakların güvensizliği ve oyun alanlarının azlığının çocukları eve kapanmak zorunda bıraktığına değiniyor. Semerci, şunları söylüyor: "Çocukların faaliyetleri, özellikle büyük şehirlerde değişti. Şimdi alışveriş merkezlerine gitmek, internet ya da televizyon izlemek en büyük aktivite. Bu durum devamlı oturan, çabuk sıkılan, arkadaşlarıyla oyun oluşturamayan çocuklar meydana getirdi. Hareketsizlik konuşmalara da yansıyor. Çocuk ailesiyle sadece sorumluluklarını konuşuyor. Kızıyla evcilik, oğluyla top oynayan ebeveyn sayısı neredeyse artık hiç yok."

'Disney filmleri, açgözlü yapıyor'

Walt Disney filmlerinin, çocukları açgözlü ve tüketim düşkünü insanlar haline getirdiği öne sürüldü. The Telegraph gazetesine demeç veren Batı Sussex Başkeşişi Christopher Jamison, "Disneyland eğlence merkezleri modern günün hac merkezleri haline geldi." dedi. Kardinal Cormac Murphy O'Connor da bu filmlerin dinsel ahlakı kazanmak yerine, insanları mutluluğu tüketimde bulmaya ittiğini söyledi. İnsanların bu filmleri alarak 'iyi insan ve mutlu aile' olacaklarının düşündürüldüğünü iddia etti. İstanbul, Cihan

Oyunun faydaları

Oyun ortamı çocuğun kendini ifade etmesini sağlar.

İnsanlarla iletişimini geliştirerek sosyalleştirir.

Kendini yenilemesi ve yapıcılığını geliştirmesine yardım eder.

Kendini kontrol etmesini öğrenerek problemleriyle baş etmesine yardımcı olur.

Oyun sırasında erişkinler çocuğu gözleyerek onu daha iyi anlayabilir.

 

 

Nergihan Çelen

 

05-11-2016












24.10.2016
Bu hafta -i ve -t harfleriyle ilgili aşağıdaki çalışmaları yapacağız...







Araştırma:
Başarsız Çocukların Ebeveynlerinin Dokuz Ortak Özelliği




17-10-2016
Bu hafta boyunca -la-al-ela-lale vb harf ve hecelerle aşağıda verilen çalışmalar yapılacak.





Diğer resimlere "FOTO GALERİ"den ulaşabilirsiniz.



















10-10-2016 
Bu hafta boyunca -e ve -l harflerini, aşağıdaki örneğine uygun olarak bitişik yazmasını ve okumasını öğrenmeye çalışacağız.





05-10-2016
Saygıdeğer velilerimiz;

Sınıf sitesindeki öğrenci gözlemlerine ulaşabilmeniz için, önce "üyelik girişi" yapmalısınız. Sonra öğrenci gözlemlerine ulaşabilirsiniz.



Çocuklar Fantastik Hikayeler Sayesinde Korkularıyla Yüzleşir Ve Daha Cesur Olurlar

http://www.egitimpedia.com/cocuklar-fantastik-hikayeler-sayesinde-korkulariyla-yuzlesir-ve-daha-cesur-olurlar/  


ENGELLİ PARKI'NDA MUTLUYUZ.
(Diğer resimlere "Foto Galerisi"nden ulaşabilirsiniz.) 











26-09-2016 
Saygıdeğer velilerimiz;
Öğrencilerimizin yazı tahtasındaki çalışmalara katılabilmeleri için mutlaka "tahta kalemleri"nin olması gerekiyor. Bu nedenle öğrencilerimizin çantalarında tahta kalemlerinin bulunmasını sağlayalım... 


Ayrıca eve verilen kısa çalışmalarda da çocuklarımıza destek verelim... 



22-09-2016

Saygıdeğer Veli;

2016-2017 Eğitim-öğretim yılına ait ilk veli toplantısı, 24 Eylül 2016 (cumartesi) günü saat 13:00’te okulumuz A Bloktaki 1/D sınıfımızda yapılacaktır.

Velilerimizin belirtilen tarihte toplantıya katılmalarını rica ederim.

Zekai GÖRGÜLÜ

Sınıf Öğretmeni




NOT: Sayfayı tam görüntüleyebilmek için MOZİLLA tarayıcısını kullanınız. 



 ZEYNEP NAZ BAK


AYŞE MELİS DEMİR


CEYLİN SU ARSLAN


ERDEM YILMAZ


SERRA MELEK ÖZARSLAN-BUĞRA DİZKIRICI


EYÜP SÜLEYMAN POLAT-TOPRAK ÇAĞAN AŞLI




HAZEL GEÇİCİ


ŞEYMA GÖKÇE


NUVEYBA ERYİĞİT-ELİF YÜKSEL YILMAZ


21-09-2016
Saygıdeğer veliler; "Öğrenci Gözlemleri" menüsüne ulaşabilmek için öğrencinizi üye yapmalısınız...

Öğrencilerimize verilen ödev kadarını yaptıralım. Daha fazla çalışma öğrencinizin heyecanını yok edecektir...


Saygı değer veliler;
Derslerimiz 12:50'de başlamaktadır.
Paydos saatimiz ise 17:50'dir.

Öğrencilerimizin çantasını kalabalık tutmamak adına çantada şunları bulunduralım:
Kalemler (siyah ve renkli kurşun kalemler),
pastel boya,
silgi, 
kalemtraş,
oyun hamuru,
resim defteri yeterlidir.

Şu aşamada sayı çubuklarına/ boncuklarına(fasulye), abaküse ihtiyaç yok. Onlar çantaya konulmasın.

Ayrıca yazı defterlerine de daha bir süre ihtiyaç duyulmayacaktır. O nedenle defterlerin de çantalara konulmasına gerek yoktur. 



20-09-2016

İŞTE 1-D'NİN GÜZELLERİ...

GÜZEL ÇOCUKLARI...


ALLAH HEPSİNİN BAHTINI AÇIK ETSİN İNŞALLAH...

NOT: Diğer resimler için üst menüdeki "
Fotoğraf Galerisi"ne bakınız.



























PARKTAYIZ (Diğer resimleri Foto Galerisi'ndeki "Parktayız albümünde görebilirsiniz.)



Merdivenleri sağdan iniyoruz.



20-09-2016
Saygı değer veliler çocuklarımızın çantasına mutlaka sağlıklı beslenmelerine uygun yiyecekler koyalım.


1. SINIF İHTİYAÇ LİSTESİ
  1. 2 adet büyük boy 60 yapraklı, kılavuz çizgili defter. Biri derste kullanılacak, diğeri sınıfta yedek tutulacak.
  2. İki resim defteri (A4 boyutunda, yaprakları koparılabilir olacak.)
  3. 12 renk kuru ve pastel boya. ( Devamlı yanlarında olacak)
  4. 40 yp kareli küçük boy matematik defteri.
  5. 40 yp küçük boy çizgili defter.
  6. Abaküs
  7. Oyun hamuru   (farklı renklerde)
  8. El işi kağıdı   (paket halinde içinde her renkten bulunacak) 
  9. Öğrencilerin, çalışmalarını veya ödevlerini koyabilecekleri çıtlı çanta.
  10. Öğrenciler okumayı bilmediğinden, kitaplarını çantalarından daha rahat ve hızlı çıkarabilmeleri için ;

* Okuma Yazma Öğreniyorum kitabı KIRMIZI renk,

                      * Hayat Bilgisi kitabı SARI renk,

                      * Matematik kitabı MAVİ renk,

                      * Türkçe kitabı BEYAZ  renk jelatin( yırtılmayan şeffaf kap) ile kaplanacak.

      NOT: Tüm defter ve kitaplar kaplanıp, etiketlenecek; ad, soyad, sınıf mutlaka yazılacak.

 

 KALEM KUTUSU ve İÇİNDE BULUNMASI GEREKEN MALZEMELER   

        *  Siyah kurşun kalem

        *  Kırmızı kurşun kalem 

        *  Mavi ve kırmızı tahta kalemi

        *  Silgi  (yumuşak, kansorejen ihtimali nedeniyle kokusuz olacak)

        *  Kalemtraş (içinde çöpünü biriktirenden olmalı.)

        *  Küt uçlu makas.

        * 1 kutu ataş.

        * Pritt  tipi yapıştırıcı. ( Akıcı, kokan yapıştırıcılar kullanılmayacak.)

        *  fasulye,sayma çubuğu

        * 20 cm’lik cetvel (üzerinde geometrik şekiller olan)

       NOT: Her kaleme ve malzemeye küçük beyaz etiketle öğrencinin adı, soyadı, sınıfı yazılıp bantlanacak.

 

    BESLENME ÇANTASINDA BULUNMASI GEREKENLER

       1.  Masaya sermek için bezden dikilmiş temiz beslenme peçetesi

      2.  Kaliteli ıslak mendil ve kağıt mendil

      3.  Kırılmayan malzemeden suluk

       NOT: Kaybolmalara ve karışıklıklara meydan vermemek için hırkaların içine görünmeyecek şekilde ad, soyad, sınıf mutlaka işlenmelidir. 






Araştırma: Tabletler ve Akıllı Telefonlar Çocukların Sosyal Ve Duygusal Gelişimini Etkiliyor

Makaleyi okumak için linki tıklayınız.  

http://www.egitimpedia.com/arastirma-tabletler-ve-akilli-telefonlar-cocuklarin-sosyal-ve-duygusal-gelisimini-etkiliyor/





ARMUT DİBİNE DÜŞER

O çocukları suçlamıyorum…

Asla…

Onlar belki bu toplumun en masumları…

Onlar bu toplumun elinde yoğruldular…

Biz onları bu hale getirdik…

Biz… anne-babalar… öğretmenler… ve eğitim sistemi... 

özellikle eğitim sistemi!..

“Armut, dibine düşer.”

dibine…

yani ağacın dibine…

kendi ağacının dibine…

gövdenin… gövdesinin…

kendini var edenin dibine…

hemen eteğine…

http://www.zekaigorgulu.com/?Syf=22&Mkl=886280&pt=ZEKA%C4%B0%20G%C3%96RG%C3%9CL%C3%9C&ARMUT-D%C4%B0B%C4%B0NE-D%C3%9C%C5%9EER




Arada bir başını alıp gitmek lâzım ki sevildiğimizi bilelim di mi!..
Sağol BERRAcığım. Ben de seni ve hepinizi çok seviyorum.




BENCİL KRALLAR


Bu velilerin yarattığı krallar, çok da insani olan
üzülmeyi, yokluğu, imkânsızlığı, sabretmeyi,
hasret çekmeyi, mücadele etmeyi, beklemeyi
bilmiyorlar, öğrenemiyorlar.

Oysa insanın anlam dünyasında ne kadar da
olgunlaştırıcı, kişiliği kemale erdirici kavramlardır
bunlar.

Bunları bilmemek, üzülmeyi, yokluğu, imkansızlığı,
sabretmeyi, hasret çekmeyi, mücadele etmeyi,
beklemeyi bilmemek, ne de çok “insan” olmayı
eksiltici şeylerdir.

Anne-babaların, hayatla yüzleştirmediği, kendini idare
edemeyen, ihtiyaçlarını kendi karşılayamayan, sorun
çözme yeteneği zayıf kralları, hayatlarından anne ve
babalar çekilince ne kadar da etkisiz-yetkisiz-zavallı
ve bakıma-yardıma muhtaç zavallıya dönüşeceklerdir.

http://www.zekaigorgulu.com/?Syf=22&Mkl=885696&pt=ZEKA%C4%B0%20G%C3%
96RG%C3%9CL%C3%9C&BENC%C4%B0L-KRALLAR-(*)







ENGEL ÇIKARANLAR
(Yayanın yoluna araç park edenler ancak "düşünce engelliler" olabilir.)




ÖĞRETMEN TERBİYECİLERİ


Tam da köprü üzerinde, önümde, sırtında okul çantasıyla giden liseli kız, telefonda annesine amiyane tabirle çemkiriyor!

“Saçmalama anne ya!..”

“Manyaklaşma anne ya!..”

“Ya manyak mısın anne ya!..”

Abartmıyorum. Tek bir kelime eklemedim. Kelime ne demek. Harf bile katmadım kızın söylediklerinin üzerine…

Kızının gözünde “saçmalayan” bir anne!..

Ya da “manyaklaşan!..”

Bırakın anneye ya da babaya “saçmalama”, “manyaklaşma” lâkırtılarını sarf etmeyi, hani şu “anne ya” hitabının sonundaki “ya” ünlemi var ya, onu söylemenin dahi “hürmetsizlik”e tekabül ettiği bir kuşaktan geliyoruz.

http://www.guzelcocuklar.com/?Syf=22&Mkl=872294&pt=ZEKA%C4%B0%20G%C3%96RG%C3%9CL%C3%9C%20(S%C4%B1n%C4%B1f%20%C3%96%C4%9Fretmeni)&%C3%96%C4%9ERETMEN-TERB%C4%B0YEC%C4%B0LER%C4%B0













LİSELİ ÖĞRENCİLER PARKA GİRİNCE!..




















Berra'nın mevsimleri


Saygısız sürücüyü bulunuz!..


ZEYNEP ŞENER EBRU KURSUNDA...
İŞTE ESERLERİNDEN BAZILARI...












Hep söylüyorum...
Bu çocuklar "sanatkâr" ruhlu...











SINIFTA BEN...











Mutlaka izleyin...
https://www.facebook.com/zekai.gorgulu.5/posts/10205555817362754?notif_t=like







1915 ÇANAKKALE ŞEHİTLİK GEZİCİ SAVAŞ MÜZESİ'ni gezdik...









SINIF İÇİ ÇALIŞMALAR
























YAYA NEREDEN GEÇECEK?

 BERRA POLAT


EYLÜL ÖZTÜRK

AHSEN KİŞİOĞLU










Sevgili Öğrenciler;
Halk oyunları kursuna katılacak öğrenciler, yarın (salı) saat 12:40-13:40 arası çalışma yapacaklardır. 









 


Sayın velilerimizin bu videoyu çocuklarıyla birlikte izlemelerini öneriyorum.  

https://www.facebook.com/video.php?v=10205436664103997&set=vb.1471981758&type=2&theater



SPOR VE TEMİZLİK KOLU SEÇİMLERİNİ DE YAPTIK...

  
BERKAY DÖNMEZ                      CELÂL CESUR
SPOR KOLU BAŞKANI                              SPOR KOLU BŞK. YRD.



    

EMİRHAN DİZKIRICI          Z. EYLÜL ÖZTÜRK
TEMİZLİK KOLU BŞK                                  TEMİZLİK KOLU BŞK. YRD.


ÖĞRENCİLERİMİZE GÖRE LİDER NASIL OLMALI?

  • HERKESE EŞİT DAVRANMALI. (BERRA)
  • HAKSIZLIK YAPMAMALI. (ESİNNAZ)
  • YARDIMSEVER OLMALI. (AHSEN)
  • CESUR OLMALI. (YUSUF)
  • KENDİNE GÜVENİ OLMALI. (ELİF NAZ)
  • KARARLI OLMALI (CELÂL)
  • SAYGILI OLMALI. (ZEYNEP)
  • BİLGİLİ OLMALI. (ÖĞRETMEN)


Amasya'mızda bir park köşesi!..


SİZ OLSAYDINIZ ÇEKİRDEK KABUKLARIYLA KİRLETİR MİYDİNİZ ŞEHRİMİZİ?



YEŞİLIRMAK'I BEĞENDİNİZ Mİ?!..

SİZCE KİMLER KİRLETİYOR BU ŞEHRİN IRMAĞINI?

UZAYLILAR MI?

BAŞKA ŞEHİRDEN GELENLER Mİ?

YOKSA AMASYALILAR MI?

KİM?..












Sınıfımızda demokratik hayatın gereği seçimleri yapıyoruz...

Önce propaganda...













                                                  ***

ÖNCE OKUL MECLİSİNDE SINIFIMIZI TEMSİL EDECEK SINIF TEMSİLCİMİZİ SEÇTİK...



                AHSEN Ç. KİŞİOĞLU
                                     SINIF TEMSİLCİSİ
                       (Teşekkür konuşması yaparken)

                            ***

SINIF BAŞKANIMIZ RAKİBİNİ ÇOK AZ BİR OYLA GEÇTİ. 



           MERT ACAR    D.ÇINAR MİLLİ
           SINIF BAŞKANIMIZ            BAŞKAN YARDICIMIZ
 (Her iki adayımız da seçmenlerine teşekkür konuşması yaparken.)

                                                     ***

SAĞLIK KOLU BAŞKANI KURA İLE BELİRLENDİ...
ÇEKİŞMELİ GEÇEN SEÇİMLERDE 3 ADAYIMIZ DA 7'ŞER OY ALINCA KURA ÇEKİMLERİ YAPILDI.



ESİN NAZ KARA            MELEK NAZ AYDOĞDU
SAĞLIK KOLU BAŞKANI                   BAŞKAN YARDIMSISI
                    (Sınıfa teşekkür kanuşması yapılırken)

                                                  ***

TİYATRODAYIZ...

























Ne güzel söylemiş şair ;
Gülmeyi çocuklar icat etti..
Bizler tüketiyoruz..
Yüzümüzün hep gülmesi dilegiyle...


































Bir örüntü örneği







SEVİNMEK İÇİNDİR BAYRAMLAR…

MUTLU OLMAK İÇİN...

KOŞUP, OYNAMAK İÇİNDİR ARKADAŞLARLA...

ANNEYLE BABAYLA VE KARDEŞLERLE ZAMAN GEÇİRMEKTİR BAYRAM...

DEDELERİN, BABAANNELERİN, ANNEANNELERİN VE TÜM DİĞER AKRABA BÜYÜKLERİMİZİN ELLERİNİ ÖPMEKTİR...

HATTA BİRAZ DA HARÇLIK TOPLAMAKTIR…

***

BAYRAMLAR KESİNLİKLE ÖDEV YAPMAMAKTIR…

VE DERS ÇALIŞMAMAKTIR…

ARA VERMEKTİR SIKINTILARA… 

***

SEVGİLİ ÖĞRENCİLERİM; SİZLERİN VE AİLELERİNİZİN KURBAN BAYRAMINI TEBRİK EDİYORUM.














 


Yeni konumuz SİMETRİ

İşte size simetri görselleri:
























Sevgili öğrenciler, eğlenceli bir test için aşağıdaki linki tıklayınız.
http://www.sanalokulumuz.com/geometrik-cisimler-testi-3sinif/102


İşte duyu organlarımızın şemaları


İşte burnun şeması 




Bu derinin yapısı



Bu da dilimiz


İşte bu kulakla duyuyoruz...




Bu da kulağımızın bir başka görüntüsü...










Tüm velilerimin dikkatine...


http://n99.org/rita-peterson-ted/#_


http://n99.org/ken-robinson-yaraticilik/



BELKİ ALLAH SİZİN ÇOCUĞUNUZ İÇİN FARKLI BİR ROL YAZDI

Ne demiştik:

Milyarlarca insan...

Farklı yeteneklerde...

Farklı zekâlarda...

Çeşit çeşit kişiliklerde...

huyda...

ahlâkta...

ve inançta...

Birbirinin "aynı"sı olan yok milyarlarca insanın içinde... 

O halde neden çocuklarımızın zekâlarına, yeteneklerine saygı duymuyoruz.

Elbette doktor, mühendis olacak zekâya sahip çocuklarımız var...

Ama olmayanlar da var...

Bu bir dezavantaj değil ki. 

Allah milyarlarca insanın milyarlarca değişik ihtiyaçları için olsa gerek, bir o kadar da farklı zekâ ve yetenekte yaratıyor insanlığı...

Belki Allah sizin çocuğunuz için farklı bir rol yazdı... 

*** 
Namusa, haysiyete ya da onura leke sürülmeden yapılan her iş, her meslek değerlidir ve kutsaldır.

Yeter ki Allah'ın bize bahşettiği aklın, zekânın, yetenek ve becerininkıymetini bilelim...

hakkını verelim...

http://www.guzelcocuklar.com/?Syf=22&Mkl=719932&pt=ZEKA%C4%B0%20G%C3%96RG%C3%9CL



Sınıf ressamlarımızdan Esin Naz'ın eseri


Bir Zeynep klâsiği















SINIFIMIZA HOŞ GELDİN
EYLÜL...






BELKİ ALLAH SİZİN ÇOCUĞUNUZ İÇİN FARKLI BİR ROL YAZDI

Elbette ki Allah insanları tek tip yaratmıyor.

Yani teknolojik bir "kopyala-yapıştır"la çoğaltılmıyoruz.

Yani bir prototip yok.

Aslolan çeşitlilik...

Farklılık...

Her halûkârda...

Muradı böyle...

Yaratıcının...

***

İtiraz var mı?

Haşa...

Ne haddimize...

***

Milyarlarca insan...

Farklı yeteneklerde...

Farklı zekâlarda...

Çeşit çeşit kişiliklerde...

huyda...

ahlâkta...

ve inançta...

Birbirinin "aynı"sı olan yok milyarlarca insanın içinde...

http://www.guzelcocuklar.com/?Syf=22&Mkl=719932&pt=ZEKA%C4%B0%20G%C3%96RG%C3%9CL%C3%9



https://www.facebook.com/video.php?v=10154530817230697&set=vb.129504185696&type=2&theater




YURDAGÜL VE DAMLA...
SİZLERİ ÇOOOOOK ÖZLEYECEĞİZ... 


DAMLA
DÜZCE'YE GİTTİ.


YURDAGÜL
İSTANBUL'A GİTTİ.

DAMLA VE YURDAGÜL'E GİTTİKLERİ YENİ OKULLARINDA BAŞARILAR DİLİYORUZ...



2014-2015 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILINDA BÜTÜN VELİLERİMİZE ÜSTÜN BAŞARILAR DİLERİM. ALLAH ZİHİN AÇIKLIĞI VERSİN















Susuzluktan ölen çocuklar da var dünyada.
Lütfen sularımızı israf etmeyelim.




Çok seveceğiniz bir video daha. Kaçırmayın.
http://youtube.com/watch?v=jJgVMM_4Xhk




KÖPEK İLE YUNUS BALIĞININ  ETKİLEYİCİ DAYANIŞMASI
https://www.facebook.com/photo.php?v=1402362319978630&set=vb.344878306188&type=2&theater






Dünyanın herhangi bir yerinde ya da savaşlarda çocuklar ağlarken gülebilmek, eğlenebilmek utanç verici olmalı.


Çocuklara bu acıları yaşatan büyükler de sokağa çıkmamalı... çıkamamalı...




Çocuk ve köpek
https://www.facebook.com/photo.php?v=611353288942917&set=vb.121812021230382&type=2&theater







NOT:SİTEMİZE ÖĞRENCİLERİMİZ DIŞINDA ÜYE KAYDI YAPILMAMAKTADIR...

SEVGİLİ ÖĞRENCİLERİM!

  • BİLGİSAYAR VE TELEVİZYON BAŞINDA FAZLA ZAMAN HARCAMAYINIZ. BU ZİHNİNİZİ UYUŞTURUR. HAREKETSİZLİK DE VÜCUDUNUZU HANTALLAŞTIRIR...
  • ÇOKÇA ARKADAŞLARINIZLA BİR ARAYA GELİP, OYUNLAR OYNAYIN...
  • SAKIN KİTAP OKUMAYI UNUTMAYIN. BOL KİTAP OKUMAK TATİLDE YAPABİLECEĞİNİZ EN GÜZEL ETKİNLİKTİR.
  • YAZ TATİLİ, KUR'AN OKUMAYI ÖĞRENMENİZ İÇİN ÇOK GÜZEL BİR FIRSAT. BU FIRSATI KAÇIRMAYINIZ...
  • HEPİNİZE AİLENİZLE BİRLİKTE HAYIRLI BİR TATİL DİLİYOR VE SİZLERİ ALLAH'A EMANET EDİYORUM...





SAYGIDEĞER VELİLER!

KARNELER, 13.06.2014 CUMA GÜNÜ SAAT 11:00'DE VERİLECEKTİR.


MÜKEMMEL ANNELER

Pusmuş çocuk kükreyen annenin karşısında.

Küçücük kalmış...

Mini minnacık...

Yok mesabesinde...

Bedenen değil.

Şahsen...

Ve zihnen...

Belki aklen...

Annenin gözünde...

Annesinin...

Tam da gözünün içine sokulurcasına tutulmuş karnenin karşısında.

Karnesinin...

http://www.guzelcocuklar.com/?Syf=22&Mkl=628732












ANNE TAVŞAN VE YAVRULARINI İZLEYİNİZ...

https://www.facebook.com/photo.php?v=805740039438999&set=vb.153057111373965&type=2&theater



MEYDANLAR DOLUSU ÇOCUK

Devlet yoktu bayramda...

Devletin ciddi yüzlü bürokratları...

Mülki amirleri...

Çocuklar bayramlarını onlara "sunmadılar!"

Onlara "arz" da etmediler.

Kendileri için bayram yaptılar.

Kendileri için...

Çocuklukları için.

Kendi çocuklukları için...

Atatürk'ün dediği gibi "Çocuk Bayramı"ydı ne de olsa...

http://www.zekaigorgulu.com/?Syf=22&Mkl=667074&pt=ZEKA%C4%
























 












SINAVLARIN UNUTTURDUĞU ÇOCUKLUKLAR


Dışarısı...

Özlenen ...

Olunması gereken...

"Çalınan" çocukluklarının oyun dünyası.

"Unutturulan" oyunlarının...

***

Sınavların unutturduğu "çocukluklar" yaşanmıyor artık.

Testlerin unutturduğu "oyunlar" da yok.

***

Oyunlar...

Büyüten, olgunlaştıran...

"Birlikte yaşayabilmeyi" mümkün kılan.

"Paylaşmayı", "yardımlaşmayı" yaşamın bir gereği yapan.

Çalışmanın, mücadelenin ve başarının "ahlakını" öğreten...

***

Unutturduk hepsini.

El ele... anne, baba, öğretmen ve sistem.

Hep birlikte başardık!..


http://www.guzelcocuklar.com/?Syf=22&Mkl=622576&pt=

TESTLER VE NETLER

Bütün mesele önde olmak… önlerde olmak…

Geride bırakmak herkesi… arkadaşlarını… arkadaşını hatta birlikte oturduğu…

Mutluluk, herkesten ileride olmaya bağlı!.. herkesi geride bırakmaya…

Başkalarının zayıflığı, başarısızlığı üzerinden üretilen bir sevinç hali!..

***

İçlerine pet şişe atılmış tıkalı tuvaletler…

Sıra gözlerinde bırakılmış yiyecekler, boş ayran ya da meyve suyu kapları.

Pencere önlerinde tost ve simit artıkları…

Okul bahçelerinin orasında burasında kantinden alınmış yiyeceklerin ambalaj kağıtları… çöp kutularına rağmen…

Ayakta, tost yiyerek gezen öğrenciler… Ya da ellerde  evde hazırlanmış yarım ekmek dürümler… Dökerek, saçarak!

Hiçbiri etkilemiyor test çözen öğrenciyi… öğrencileri…

Bütün mesele “denemelerde” dereceye girebilmek… yüksek netleri yakalayabilmek…

http://www.guzelcocuklar.com/?Syf=22&Mkl=620393&pt=






*** ÖĞRETMENİN GÖZÜNDEN ***


Analarımız dışarılarda sevmeye utanırlardı bizi.

Ayıp olurdu. Görgüsüzlüktü bir diğer adı.

Öpmek?!..

Orta yerde hem de… insanların gözü önünde…

Asla!..

Biz çocuklar da rahatsız olurduk sevginin "aşikar" edilmesinden her nedense.

Utanırdık…

Görünür olması değerini mi düşürüyordu ne…

Bir gizemli yanının olması gerekiyordu sanki.

Gizli kalması, belli edilmemesi…

Değeri gizliliğinde miydi yoksa?

Annedeki gizli sevgi keşfedilmeliydi tarafımızdan…

Hem çok içimizdeydi annemiz… 

hem çok uzağımızda…

ulaşılmaz…

Nasıl bir dengeydi o öyle!..



*** ÖĞRETMENİN GÖZÜNDEN ***

Evet, öğrenciler  yokluk çekmeli.

Hasret kalmalı… 

sevgiye...

öpücüğe...

ilgiye...

giysiye…

bir süreliğine hiç değilse…

Bu, onlara sabretmeyi öğretecektir.

Sabretmeyi...

Sabır…

Olgunlaştırandır…

pişiren…

kemale erdiren…




ÇOCUKLARINIZLA ARKADAŞ OLMAYIN

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Üstün Dökmen, çocuk ve anne baba ilişkilerinde bugüne kadar doğru bilinenlerin yanlış olduğunu ileri sürerek, "Çocuklarınızla arkadaş olmayın" dedi.

***

Çocukların duygularına saygı göstermek gerektiğini ifade eden Dökmen, çocuklara yaşına uygun sorumluluk verilmesi gerektiğini vurguladı.

***

"YANLIŞ DÜŞÜNCEYE SAYGI DUYULMAZ"

"Birbirimizin düşüncelerine saygılı olmalıyız" anlayışının yanlış olduğunu savunan Prof. Dr. Üstün Dökmen, "Karşı tarafın söyledikleri yanlış ise bu onun düşüncesidir. Yanlış şeye saygı duyulmaz. Sadece onun kişiliğine saygı duyarım.

***

Çocuğunuzun, eşinizin ve arkadaşlarınızın tasvip etmediğiniz davranışlarını eleştirin. Kişilerin düşüncelerine ve davranışlarına itiraz edin ancak duygularına saygı duyun" şeklinde konuştu.

***

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de insanların bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olduklarının altını çizen Prof Dr. Üstün Dökmen, "İnsanlarda az hata, çok fikir var. Okumak için iki eli bir araya gelmeyen ülkenin iki yakası da bir araya gelmez. Alimine ve muallimine saygı göstermeyen toplumların ise geleceği olamaz" dedi.

***

Anne ve babalara, "Çocuğunuzla arkadaş olmayın" diyen Dökmen, "Arkadaş değil ana-baba olun. Arkadaşlıkta eşitlik var. Oysa siz onunla eşit değilsiniz, anne-babasısınız. Çocuğunuzla arkadaş olmayın. Etkili anne baba olun. Onu dinleyin. Nasihatçi değil, refakatçi olun. Çocuğunuzun hayatı boyunca pek çok arkadaşı olacak. Bırakın bir tane anne ve babası olsun" diye konuştu.

***

Ailelerin çocuklarına küçük yaşta sorumluluk vermeleri gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Üstün Dökmen, "Çocuklarınıza giyinme sorumluluğu verin, yemek yeme sorumluluğu verin. Bir kaşığı ağzına yerleştiremeyen çocuk hayatta ne yapacak? Bazı konularda da seçim hürriyeti verin. Seçim yapmak zordur. Bazı şeyleri yaşayarak öğrenmesine izin verin.

***

Çocuğa istediğiniz kadar karışın. Ama bilmelisiniz ki en önemli anlarda yanında olamayacaksınız. OKS ya da ÖSS sınavına girerken, evlilik gecesinde ya da doğum sırasında isteseniz de yanında olamayacaksınız. ’Nereye gittiğini bilen insanlara dünya çekilip yol verir’ diye bir söz vardır. Biz de nereye gittiğini bilen çocuklar yetiştirelim" tavsiyelerinde bulundu. 



OKUMUYORSANIZ TARTIŞMAYALIM


Anlamak...

İnsanoğlunun temel problemi...

Temel sorunsalı... 

Hayattaki en önemli çabası "anlamak", "anlayabilmek..." 

İnsanı anlamak...

İnsanın insanı anlaması yani...

Olup- biteni...

Batıp-çıkanı... çıkıp-batanı...

Açıkta ve gizlide olanı...

Varlığı...

Varlığın bilgisini...

Bilginin hikmetini

Ve hayatı...


"Okumuyorsanız, tartışmayalım!.." der bir düşünür...

Tartışmanın ön koşulu okumak.

Konuşmanın...

İletişim kurmanın...

Anlayabilmenin ve anlaşılmanın...

Okumayanın bilgisi olmaz...

Bilgisi olmayanın da fikri...

http://www.guzelcocuklar.com/?Syf=22&Mkl=583145&pt=


KUŞATILAN ÇOCUK (II)

Ah bir düşse çocuk, bir kalkma hikâyesi de olacaktır.

Ama hayır, ola ki düştü çocuk, kaldırır anne düştüğü yerden çocuğu.

Acıyan yerini öper.

Bir de düştüğü yeri döver eliyle!

Düşmenin kötülüğüne yorar çocuk olayı.

"Düşmenin" kötülüğüne.

Ve "düşürenin" kötülüğüne.

Çelme takanın ...

Hep düşürendir hatalı olan!..

"Düşenin dikkatsizliğini" saklamaktan başka ne işe yarar ki bu.

"Düşmek"ten kendine bir ders çıkarmak yerine düşürene lanet yağdırmak ne ne kolaycılıktır.

*** 
Her düşme bir "tecrübedir" oysa.

Tecrübenin diğer adıdır düşmek.

Bir daha "düşmeme"nin garantisi...

Hayat, düşüşlerimizle kalkışlarımızın toplamından ibarettir.


http://www.guzelcocuklar.com/?Syf=22&Mkl=579144&pt=ZEKA

KUŞATILAN ÇOCUK (1)

Büyür çocuk.

Çeker elini annenin elinden hırsla.

İnatla...

"Tek başına" yürümektir derdi.

Bırakmaz anne...

Ya düşerse!..

Oysa "kalkmak için düşmek de gerekir."

Ah bir düşse çocuk, bir kalkma hikâyesi de olacaktır. 

http://www.guzelcocuklar.com/?Syf=22&Mkl=575678&pt=












Köşe Yazıları
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam7
Toplam Ziyaret84457
Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
7° -1°
Takvim