• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

ANASAYFA



ARMUT DİBİNE DÜŞER


O çocukları suçlamıyorum…

Asla…

Onlar belki bu toplumun en masumları…

Onlar bu toplumun elinde yoğruldular…

Biz onları bu hale getirdik…

Biz… anne-babalar… öğretmenler… ve eğitim sistemi... 

özellikle eğitim sistemi!..

“Armut, dibine düşer.”

dibine…

yani ağacın dibine…

kendi ağacının dibine…

gövdenin… gövdesinin…

kendini var edenin dibine…

hemen eteğine…

http://www.zekaigorgulu.com/?Syf=22&Mkl=886280&pt=ZEKA%C4%B0%20G%C3%96RG%C3%9CL%C3%9C&ARMUT-D%C4%B0B%C4%B0NE-D%C3%9C%C5%9EER




Arada bir başını alıp gitmek lâzım ki sevildiğimizi bilelim di mi!..

Sağol BERRAcığım. Ben de seni ve hepinizi çok seviyorum.



BENCİL KRALLAR


Bu velilerin yarattığı krallar, çok da insani olan
üzülmeyi, yokluğu, imkânsızlığı, sabretmeyi,
hasret çekmeyi, mücadele etmeyi, beklemeyi
bilmiyorlar, öğrenemiyorlar.

Oysa insanın anlam dünyasında ne kadar da
olgunlaştırıcı, kişiliği kemale erdirici kavramlardır
bunlar.

Bunları bilmemek, üzülmeyi, yokluğu, imkansızlığı,
sabretmeyi, hasret çekmeyi, mücadele etmeyi,
beklemeyi bilmemek, ne de çok “insan” olmayı
eksiltici şeylerdir.

Anne-babaların, hayatla yüzleştirmediği, kendini idare
edemeyen, ihtiyaçlarını kendi karşılayamayan, sorun
çözme yeteneği zayıf kralları, hayatlarından anne ve
babalar çekilince ne kadar da etkisiz-yetkisiz-zavallı
ve bakıma-yardıma muhtaç zavallıya dönüşeceklerdir.

http://www.zekaigorgulu.com/?Syf=22&Mkl=885696&pt=ZEKA%C4%B0%20G%C3%
96RG%C3%9CL%C3%9C&BENC%C4%B0L-KRALLAR-(*)



BERRA'NIN HAYAL DÜNYASI MUHTEŞEM





ESİNNAZ: SINIFIN ATOM KARINCASI...
HİÇ BOŞ DURMUYOR...




Berra, ilk hikâye kitabını sınıf sitesi "GÜZEL ÇOCUKLAR"da yayınladı.












MAHALLE MUHTARIMIZI ZİYARET ETTİK









ZEYNEP YÜZMEDE MADALYA ALDI



BERKENAN'IN ELEKTRİK DEVRESİ


ÖĞRENCİLERİN GÖZÜNDE DOĞAL ÇEVRE

















ENGEL ÇIKARANLAR
(Yayanın yoluna araç park edenler ancak "düşünce engelliler" olabilir.)




ÖĞRETMEN TERBİYECİLERİ


Tam da köprü üzerinde, önümde, sırtında okul çantasıyla giden liseli kız, telefonda annesine amiyane tabirle çemkiriyor!

“Saçmalama anne ya!..”

“Manyaklaşma anne ya!..”

“Ya manyak mısın anne ya!..”

Abartmıyorum. Tek bir kelime eklemedim. Kelime ne demek. Harf bile katmadım kızın söylediklerinin üzerine…

Kızının gözünde “saçmalayan” bir anne!..

Ya da “manyaklaşan!..”

Bırakın anneye ya da babaya “saçmalama”, “manyaklaşma” lâkırtılarını sarf etmeyi, hani şu “anne ya” hitabının sonundaki “ya” ünlemi var ya, onu söylemenin dahi “hürmetsizlik”e tekabül ettiği bir kuşaktan geliyoruz.

http://www.guzelcocuklar.com/?Syf=22&Mkl=872294&pt=ZEKA%C4%B0%20G%C3%96RG%C3%9CL%C3%9C%20(S%C4%B1n%C4%B1f%20%C3%96%C4%9Fretmeni)&%C3%96%C4%9ERETMEN-TERB%C4%B0YEC%C4%B0LER%C4%B0






İCATLARA DEVAM!..


BERKAY DÖNMEZ


MUHAMMED TOKMAK


MİNA KIRLANGIÇ


"Çocuklar, okul idaresi beni başka bir sınıfa verdi. Size de farklı bir öğretmen gelecek." dedik!.. 

SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI

AKUT : Arama Kurtarma Derneği







LÖSEV (lösemili çocukları koruma vakfı)









YAZI TAHTASININ ALANINI BULDUK




PROJE ÜRETTİK

CELAL CESUR


EMİRHAN DİZKIRICI


EMİRHAN MEMİŞ


ZEYNEP ŞENER



MELEK NAZ AYDOĞDU


EYLÜL ÖZTÜRK



BERRA POLAT


AHSEN KİŞİOĞLU


ESİN NAZ KARA



ELİFNAZ KÜÇÇÜK


ÇINAR MİLLİ


ONUR KARABIYIK


EMİR FETTAHOĞLU


ADA KOCUR

***

ESİN NAZ KARA ÇALIŞMASI



ÖĞRENCİLERİMİZ İHH ETKİNLİKLERİNDE

ESİN NAZ KARA


ADA KOCUR


21-03-2016

  • 2 adet test
  • Sosyal Bilgilerden metin çalışması
  • 2 çalışma
  • Türkçe (sondan 148-149) 

15-03-2016

  • Sosyal Bil. 114-119 yapılacak.
  • Sosyal Bil.  118-121 arası okunacak. (Cumaya kadar.)
  • Türkçe (metin)Matematik çalışma.
  • İnsan hakları demokrasi 96,97. sayfalardaki 4,5,8,12,14,16,17 ve 19. etkinlikler Türkçe defterlerine yapılacak. (Perşembeye kadar)
  • 2 tane test

03-03-2016

  • 1/4,2/4,3/4,4/4 kesirlerini şema ile gösteriniz.
  • 3/2,5/4,6/4,8/8 kesirlerini şema ile gösteriniz.
  • 3/8,4/10,5/7,8/10 kesirlerini sayı doğrusunda gösteriniz.
  • 10 tane basit kesir, 10 tane de bileşik kesir yazınız.
  • Türkçe kitabında 142. sayfa 1 ve 2. etkinlikler, 144. sayfada 5 ve 6. etkinlikler yapılacak.


02-03-2016

  • Matematik kitabı (sondan) 66 ve 67. sayfalardaki alıştırmalar yapılacak.
  • Mavi Deniz Fen Bilimleri 69,70,71. sayfalar 
  • Mavi Deniz sosyal Bilgiler 77,78 ve 79. sayfalar

01-03-2016

  • Matematik kitabı (sondan) 64 ve 65. sayfalar.
  • Fen Bilimleri verilen metin, defterlere yazılıp, sorular cevaplandırılacak.
  • Türkçe defterinde verilen çalışmalar.


29-02-2016
  • Matematik kitabı (baştan) 106. sayfadaki 1,2 ve 3. alıştırmalar yapılacak. 
  • Matematik kitabı sondan 73. sayfadaki 2,5 ve 6. etkinlikleri yapınız.
  • Türkçe, AYDEDE metninin 1,3,4 ve 5. etkinlikleri yapılacak.
  •   

25-02-2016

  1. Matematik kitabı (baştan) 92. sayfadaki alıştırmalar yapılacak.
  2. Matematik kitabı (sondan) 62 sayfa. örnek problem yazımı.
  3. 3 test





24-02-2016

  1. Fen bilimleri 128-129. sayfalar. (Bu sayfalardaki sorular, 113-126 arasındaki  metinler okunarak cevaplandırılacaktır. (Pazartesi gününe kadar.)
  2. Matematik (12 problem yazılıp çözülecek)
  3. Türkçe (136,137,138. sayfalardaki 2,3,4 ve 5. etkinlikler.
  4. Trafik güvenliği kitabının 50,51. sayfaları okunup, etkinlikleri yapılacak. (Çarşambaya kadar) 



23-02-2016

  • Matematik (sondan) 61. sayfadaki alıştırmaların tamamı.
  • Sınıf sitesindeki 3 test yapılacak.
  • Türkçe kitabı "Bin Yıllık Tanıklar" (sayfa 98-99) 






12 ŞUBAT 2016 TARİHİNDE (YARIN) "ÖĞRETMENLER KURULU TOPLANTISI" NEDENİYLE YARIM GÜN EĞİTİM YAPILACAKTIR...
SAAT 09:10'DA PAYDOS OLUNACAKTIR...




SOSYAL bİLGİLER KONU GÖRSELLERİ

ALETLER



EŞYALARIMIZ 

Kişisel Eşyalarımız



Mutfak Eşyalarımız


Süs Eşyalarımız




FEN BİLİMLERİ KONU GÖRSELLERİ

Heyelan



Sel



Çığ


Erozyon


Erozyonu önleme




AMASYA EFSANELERİ VE EFSANELERİN GEÇTİĞİ YERLER

Serçoban

   Serçoban, Amasya merkezdeki Kocacık Çarşısı’nda türbesi bulunan İğneci Baba ile  kardeştir. İğneci Baba ayakkabı tamiri, kardeşi Serçoban ise çobanlık yapar.

   Serçoban, bir gün dağda sürülerini otlatırken kaçan oğlağı yakalamak ister, Serçoban kovalar, oğlak kaçar, iyice yorulan Serçobon "Seni yakaladığımda keseceğim" der. Sonunda yakaladığı oğlağı sözünü yerine getirmek için tam kesmek üzere iken mahzun ve etkileyici bakışları ile karşılaşan Serçoban, duygulanır “ Beni de çok yordun mübarek ” der ve yakaladığı oğlağı serbest bırakır.

   Serçoban öldüğünde, sürüdeki hayvanların her biri ağaca dönüşür ve bir orman oluşur. Mezarın bulunduğu mevkii kendi adı ile adak ve mesire yeri olarak ziyaret edilir. Yöre insanı oradaki ağaçları kesmenin kendilerine kötülük getireceğine inanır.



İğneci Baba

   İğneci Baba ile kardeş olan Serçoban, Amasya merkeze bağlı Karasenir Köyü’ne yerleşir. Çobanlık ile geçimini sağlayan, hal ve hareketleri, ibadetinin sadeliği ile tanınır.

   Bir gün Amasya’da ayakkabıcılıkla geçimini sağlayan ağabeyi İğneci Baba’yı ziyarete gelir. Beraberinde de koyunlarından sağdığı sütü bir mendiline çıkılayıp hediye olarak getirir. Amacı, kendi mendiline koyduğu sütün, mendilden sızmadığını göstermektir. Serçoban mendilini kunduracı dükkanının duvarındaki bir çiviye asar. Bu sırada İğneci Baba dükkanında bir bayanın ayak ölçünü almaktadır. Serçoban, bayanın topuklarını görünce, “ne kadar da güzel” diye aklından geçirdiğinde çiviye asılan mendilden süt yavaş yavaş damlamaya başlar.

   İğneci Baba, kardeşinin niyetinde bozulmalar olduğunu sezer ama hiç birşey belli etmez. Bayan ayak ölçünü verip dükkandan ayrılınca, İğnecibaba, kardeşi Serçoban’a “ Keramet dağ başında ermekte değil, keramet burada, çıkındaki sütü damlatmamakta” der.

   Mezarı bugün özel bir mekan olarak hazırlanmış, Kocacık Çarşısı’ndadır.



Güzelce Kız (Aynalı Mağara Efsanesi)

   Güzelce Kız, bir kral kızıdır. Dünyalar güzelidir. O kadar güzeldir ki; görenler dayanamaz, yıldırım düşmüş gibi kendilerinden geçerler. Bu yüzden genç kız, hep peçeli gezer, güzel yüzünü kimseye gösteremez.

   Artık zamanı gelmiştir diye düşünen babası, dört bir yana haberciler çıkarır kızını evlendirecektir ama kim kızının peçesini açıp güzelliğine dayanır, onu dünya gözüyle seyredebilirse kızını ona verecektir.

   Bu çağrıya yedi iklim, dört bucaktan şehzadeler, vezir çocukları, dünya zenginleri, yiğitler, bilginler, kısacası gençliğine, bilek gücüne güvenenler dört nala Amasya’ya gelirler.

   Amasya meydanında kurulan özel bölümde bulunan Güzelce Kız bekleyedursun. Kendine güvenen delikanlılar cesaretlerini toplayamaz, yanına yaklaşan ise peçesini kaldırmak istediğinde eli titrer, dizlerinin bağı çözülür. Bu sahneler günlerce devam eder. Bir gün fakir mi fakir, ama yiğit mi yiğit, gerçekten güzel, alımlı bir delikanlı “Ben de şansımı denemek istiyorum!” diye destur alıp tahtın yanına yaklaşır. Herkesin şaşkın bakışları arasında hiç vakit geçirmeden Güzelce Kız'ın peçesini kaldırır. O an öyle bir elektriklenme olur ki, bir aydınlanma, bir alev, bir ateş sarar etrafı. Kimse ne olduğunu anlayamaz. Meydanda bulunanlar korkudan yerlere kapanır. Sonra, sonsuz bir sessizlik içinden kömür kesilir iki genç, yan yana uzanmış şekilde.

   İki gencin cesedi, şehre yakın yerdeki bağ ve bahçelikler yanında bulunan kaya mezar içinde iki ayrı odaya gömülür. Bu kaya mezarının dışı güneşle birlikte Güzelce Kız’ın yüzü gibi parlamaya başlar. Bu parlaklığından dolayı da, daha sonra kaya mezarın adı " Aynalı Mağara" diye ünlenir.

 

  Ferhat İle Şirin Efsanesi

  Ferhat, nakkaşlık yapan, Şirin’e sevdalı yiğit bir delikanlıdır. Saraylar süsler, fırçasından dökülen zarafetin Şirin’e olan duygularının ifadesi olduğu söylenir.

   Amasya Sultanı Mehmene Banu’ya, kız kardeşi Şirin için, dünürcü gönderir Ferhat. Sultan; Şirin’i vermek istemediği için olmayacak bir iş ister delikanlıdan. “ Şehir'e suyu getir, Şirin'i vereyim” der, demesine de su, Şahinkayası denen uzak mı uzak bir yerdedir.

   Ferhat'ın gönlündeki Şirin aşkı bu zorluğu dinler mi? Alır külüngü eline, vurur kayaların böğrüne böğrüne. Kayalar yarılır, yol verir suya. Zaman geçtikçe açılan kayalardan gelen suyun sesi işitilir sanki şehirde.

   Mehmene Banu, bakar ki kız kardeşi elden gidecek, sinsice planlar kurarak bir cadı buldurur, yollar Ferhat’a. Su kanallarını takip edip, külüngün sesini dinleyerek Ferhat’a ulaşır. Ferhat’ın dağları delen külüngünün sesi cadıyı korkutur korkutmasına da, acı acı güler sonra da. “Ne vurursan kayalara böyle hırsla, Şirin'in öldü. Bak sana helvasını getirdim” der. Ferhat bu sözlerle beyninden vurulmuşa döner. “Şirin yoksa dünyada yaşamak bana haramdır” der. Elindeki külüngü fırlatır havaya, külüng gelir başının üzerine bütün ağırlığıyla oturur. Ferhat'ın başı döner, dünyası yıkılmıştır zaten “ŞİRİN !” seslenişleri yankılanır kayalarda.

   Ferhat'ın öldüğünü duyan Şirin, koşar kayalıklara bakar ki Ferhat cansız yatıyor. Atar kendini kayalıklardan aşağıya. Cansız vücudu uzanır Ferhat'ın yanına.

   Su gelmiştir, akar bütün coşkusuyla, ama iki seven genç yoktur artık bu dünyada. İkisini de gömerler yan yana. Her mevsim iki mezarda da birer gül bitermiş, sevenlerin anısına, ama iki mezar arasında bir de kara çalı çıkarmış. iki sevgiliyi, iki gülü ayırmak için.



SEVGİLİ ÖĞRENCİLER! 

YARINKİ OYUN VE FİZİKSEL ETKİNLİK DERSİ 1. VE 2. DERS YAPILACAKTIR. O NEDENLE SABAH EŞOFMANLARINIZLA GELEBİLİRSİNİZ.

Deniz Üstünde Biraz Mavi Biraz Şiir
İnanma, 

yalan söylüyor,

mürekkep balığı.

Deniz,

mavi olsaydı gerçekten,

mavi balıklar,

mavi çocuklar

çıkmaz mıydı içinden.


Deniz mavi ya

sudan ucuz olurdu

mavi boya


Deniz mavi değilse 
mavinin ne işi var denizde?


(Aziz SİVASLIOĞLU)






ÖĞRETMENLER GÜNÜ ETKİNLİĞİ





















Melek NazAydoğdu'nun 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda okuduğu şiiri izlemek için tıklayınız.
https://www.youtube.com/watch?v=HkucSepdt88


TANIDINIZ MI YURDAGÜL'Ü


KALP ATIŞLARIMIZI DİNLİYORUZ.



























DAMLA'dan kalan hatıra "SİLGİ"
DAMLA SENİ ÖZLEDİK...









KÜLTÜREL DEĞERLERİMİZ NELERDİR?

Nasrettin Hoca kültürel değerimizdir.


Karagöz ile Hacivat kültürel değerimizdir.


Mevlâna ve sema kültürel değerimizdir.


Mehter marşı kültürel değerimizdir.


El öpme de bir gelenektir. Geleneklerimiz de bizim kültürel değerimizdir.


Yiyeceklerimiz kültürel değerlerimizdendir.


Ata sporumuz güreş de kültürel değerlerimizdendir.


Kültürel değerlerimizden biri de "çeyiz sandığıdır.


Halk oyunlarımız kültürel değerlerimizdendir.


En değerli kültür öğelerimizden biri de el dokuması kilimlerimiz ve halılarımızdır.


Kütahya çinisi bir kültürel değerdir/öğedir. 



Solunumda görev alan organlar görseli.


İşte iskeletimiz.


Kemik çeşitleri:Hangi kemik nerede?..


EKLEMLERİMİZ
"Oynamaz Eklemler" nerede bulunur?


"Yarı Oynar Eklemler" nerede bulunur?


Ve "Oynar Eklemler"imiz...




Vücudumuz kaslarla örülü

Kaslar nasıl çalışıyor?
Kaslar, kasılıp, gevşeyerek çalışır.
Kasılan kaslar, kısalır ve şişer.
Gevşeyen kaslar da incelerek, uzar.




Kas lifi ve kas demeti



Tahtadaki metni yazamayan öğrenciler, eksiklerini aşağıdaki metinden tamamlayabilirler...




BAY "İSKELET"LE TANIŞTIK







EKİPLER HALİNDE ÇALIŞIYORUZ...










ATALARIMIZ VE BİZ
GEÇMİŞ VE ŞİMDİ





  




















İŞTE İSKELET ÇALIŞMALARIMIZ:
Berkehan ÜNAL


emirhan DİZKIRICI


Elif Naz KÜÇÇÜK


Ç.Ahsen KİŞİOĞLU


Zeynep ŞENER


Z.Berkay DÖNMEZ


D.Çınar MİLLİ


Muhammed TOKMAK


Emir FETTAOĞLU


Onur KIRBIYIK


Ada KOCUR


Berra POLAT


Esin Naz KARA


H.Büşra AYIK


Selim KARABOYUN


Hakan DALGIÇ


Z.Eylül ÖZTÜRK
 

Celal CESUR


Melek Naz AYDOĞDU


A.Mina KIRLANGIÇ


Yusuf KOBUL


Emirhan ACAR



İŞTE YENİ ARKADAŞLARIMIZ:

                    Emirhan MEMİŞ

                    Selim KARABOYUN









"İLKÖĞRETİM HAFTASI"nın açış konuşmasını arkadaşlarımız Esin Naz ve Melek Naz birlikte başarıyla yaptılar.
Kendilerini tebrik ediyoruz...








SAYGI-DEĞER VELİLERİMİZ;

2015-2016 ÖĞRETİM YILI I. VELİ TOPLANTIMIZ 03 EKİM 2015 CUMARTESİ GÜNÜ SAAT 11:00'DE OKULUMUZ A BLOK'TAKİ 4 E SINIFIMIZDA YAPILACAKTIR.

VELİLERİMİZİN "BELİRTİLEN" SAATTE TOPLANTIYA KALTILMALARINI ÖNEMLE RİCA EDERİM.

                                                                 SINIF ÖĞRETMENİ








EYLÜL ÖZTÜRK ÇALIŞMASI



MELEK NAZ AYDOĞDU (OKULLAR AÇILDI)



EYLÜL ÖZTÜRK (Okullar Açıldı)


PAZARTESİ

SALI

ÇARŞAMBA

PERŞEMBE

CUMA

FEN BİLİMLERİ

SOSYAL BİLGİLER

FEN BİLİMLERİ

İNGİLİZCE

SOSYAL BİLGİLER

FEN BİLİMLERİ

MATEMATİK

MATEMATİK

İNGİLİZCE

SOSYAL BİLGİLER

MATEMATİK

DİN KÜL. AHLAK

OYUN VE FİZ. ETK

MATEMATİK

MATEMATİK

TÜRKÇE

DİN KÜL. AHLAK

OYUN VE FİZ ETK.

TÜRKÇE

TÜRKÇE

TÜRKÇE

TÜRKÇE

TÜRKÇE

TÜRKÇE

TÜRKÇE

MÜZİK

 

İNSAN HAKL. YURT. DEM

 

TRAFİK GÜVENLİĞİ

 

İNSAN HAKL. YURT. DEM

 

GÖRSEL SAN



HAFTALIK DERS PROGRAMIMIZ YUKARIDAKİ GİBİDİR.



Sevgili öğrenciler;


Yeni bir eğitim-öğretim yılına daha başlayacağız.

Hepimize hayırlı olsun.

Bu eğitim-öğretim yılında da kitaplarımız devlet tarafından verilecektir.

Geçen yıldan kalan defterlerinizi kullanmaya devam edebilirsiniz.

Yeni defter, araç-gereç alacak olanlar için aşağıdaki listeyi yayınlıyorum:

3 tane 60 yaprak büyük boy çizgili defter.
1 tane 72 yaprak büyük boy kareli defter.
Cetvel
Pergel (açı ölçer)
Gönye 
Sayfaları koparmalı A4 boyutunda resim defteri
Boya (zevklerinize göre sulu boya, pastel boya ya da kuru boya tercih edebilirsiniz.)


3. SINIFTAN KALAN HİKAYE/MASAL ÇALIŞMALARI
















TÜM ÖĞRENCİLERİME VE AİLELERİNE HAYIRLI BAYRAMLAR DİLİYORUM...









ÇOCUKLARDA SİYASET ALGISI







































ÖĞRENCİLERİMİZ
"AMASYA SAKATLAR DERNEĞİ" GECESİNDE VERDİKLERİ SAZ KONSERİYLE RENK KATTILAR...



ÖĞRENCİLERİMİZ KONSER ÖNCESİ SAHNEDE SON PROVALIRINI YAPIYORLAR



KONSER ÖNCESİ KULİS ARKASINDA SON HAZIRLIKLAR YAPILIRKEN ÖĞRENCİLERİMİZDE HEYECAN ÇOK YÜKSEKTİ

BERRA POLAT



ESİN NAZ KARA



MELEK NAZ AYDOĞDU



EYLÜL ÖZTÜRK



ZEYNEP ŞENER



MERT ACAR



ÇINAR MİLLİ




AZİME MİNA KIRLANGIÇ



ONUR KIRBIYIK (SOLDA)
BERKAY DÖNMEZ (SAĞDA)


YUSUF KOBUL




BABASI VE MİNİK KARDEŞİ BERRA'YI YALNIZ BIRAKMADILAR


VE  KONSER!...


























BABASI, MİNA'NIN HEYECANINA ORTAK OLDU



MERT BABAANNESİ VE AĞABEYİ İLE BİRLİKTE



MELEK NAZ'IN ANNESİ HER ZAMANKİ GİBİ KIZINI BU GECEDE DE YALNIZ BIRAKMADI



EYLÜL'ÜN EN BÜYÜK DESTEKÇİSİ BİRİCİK KARDEŞİYDİ



































                                                   
(Ahsen KİŞİOĞLU)

HAYATIMIZIN DEGERİ

 Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde.

Bir Hasan varmış. Hasan erkenden kalkıp okul için hazırlanmış. Kıyafetlerini giymiş. Ve kahvaltı masasına oturmuş.  Annesi ona günaydın diyerek onu öpmüş. Sonra Hasan kahvaltı yapıp okula gitmiş.

Okul bahçesinde  Zeynep”i görmüş. Ve ona günaydın demiş. Oda ona günaydın demiş. Sınıfa girmişler.

Öğretmenleri onları dışarıya, bahçeye top oynamaya çıkarmış. Bir süre sonra top ırmağa düşmüş. Çocuklar ırmağa bakmışlar. Irmagın çok kirli olduğunu görmüşler. Öğretmenlerine haber vermişler.

Öğretmenleriyle ırmağı izlemişler. Çocuklar ırmağın kenarındaki ölü balıkları görmüşler. Öğretmenleri bu konuyu derste tartışacaklarını söylemiş.

Topluca sınıfa girmişler. Öğretmenleri onlara fabrika atıklarının ırmağa döküldüğünü ve balıkların zehirlenerek öldüğünü söylemiş. Öğretmenleri düşüncelerini söylemiş.

Sonra bütün okul toplantılar yapıp bir fikir üretmişler. Bir karar almışlar. Valiliğe gidip suç duyurusunda bulunmuşlar. Valilik fabrika için ceza kesmiş.

Bir zaman sonra Hasan her zamanki gibi erkenden kakmış yemeğini yiyip okula gitmiş. Tabiki ırmağa bakmayı unutmamış. Artık ırmak, kendi yüzünü bile görecek gibi pırıl pırılmış. Çok mutlu olmuş.

Sınıfa girince olanları arkadaşlarına anlatmış. Öğretmenleri sınıfa elinde bir sürprizle girmiş. Herkese bu konuda duyarlı olduğu için onlara çikolata dağıtmış.

Eve gelince Hasan annesine ve babasına olanları anlatmış. Herkes mutlu olmuş.

Arkadaşlar akarsularımıza, göllerimize ve çevremize birlikte sahip çıkalım. Geleceğimizi karartmayalım. Hep birlikte sağlıklı ve mutlu yaşayalım.


AHSEN  KİŞİOĞLU







Piri Reis Neyi Keşfetti

Piri reis ilk olarak dünya haritası çizen bilgindir.
Coğrafi keşifler tamamlanmadan,Amerika kıtasını ve orada yaşayan hayvanları çizmiştir. Çizdiği teknik ise ancak uzaydan çekilen resimlerle mümkün olabilmektedir.



Louis Pasteur neyi buldu

1822’de Fransa’nın Dura bölgesinde bulunan Dole adlı kasabasında dünyaya gelen Louis Pasteur, kimyager ve sonrasında da bakteriyolog olarak çalışmış, yaşadığı dönemde tının ilerlemesine çok önemli katkıları olmuştur.

Pasteur Tıp doktoru olmadığından dolayı, dönemin tıp doktorları onun ortaya attığı teorilere burun kıvırmaktaydılar. Louis Pasteur ise tüm bunlara hiç aldırmamış, çalışmalarına devam etmiştir. Çünkü mikrop ve bakterilerin var olduklarına, bunların da hastalıkların sebebi olduğuna gerçekten tam anlamıyla inanmaktaydı.




ÖĞRENCİLERİMİZİN GÖZÜNDE AMASYA...












 
ESİN NAZ KARA

HASAN BEY
Bir zamanlar 3 tane şeker fabrikası olan Hasan adında paragöz bir adam vardı. 
Kocaman bir villası vardı. Bu villada kaybolmamak mümkün değildi. 

Günlerden bir gün Hasan Bey ırmağa balık tutmaya gider fakat hiç balık tutamaz. Çünkü fabrikasının atıkları ırmağa döküldüğü için balıklar da ölmüştü. Hasan bey hatasını anladı ve atıkları atık toplama fabrikalarına gönderdi. 

Aradan bir hafta geçti ki hava kirliliği başladı. Çok geçmeden kaynağı bulundu. Ev ve fabrikalardan çıkan gazdı bu kirliliğin nedeni. Hasan Bey fabrikalarındaki bacalara filtre taktırdı ve ağaç dikme kampanyası başlattı. Hava tertemiz oldu. 

Bu olayları tüm Dünya duydu. Diğer illerdeki fabrika sahiplerinin ağzı ise bir karış açık kaldı. Çünkü Hasan Bey'in böyle bir şey yapacağını hiç düşünmemişlerdi. 

Her şey güzel giderken kuraklık başladı ama çaresi bulunamadı. Kimse evini barkını toplayıp da gitmek istemiyordu. Dua etmekten başka çareleri yoktu. Dualarında hep aynı şeyi diliyorlardı ve dilekleri gerçek oldu. Allah onlara 10 gün boyunca yağmur yağdırdı. Artık toprakları bereketliydi. Herkes çevreyi korumaya özen gösteriyordu. 

Bir gün valilikten bir anons duyuruldu. 

Yaz aylarında olan çok sayıda orman yangını nedeniyle ormanlarda yeterince ağaç kalmamış. Herkes koştu çiçekçilere. Fakat tohumun fiyatlarını duyunca geri döndüler. 

Hasan bey bunların olacağını düşündüğü için parasıyla 200 çuval tohum almıştı. 

Tohumları kurak olan alanlara dikmek için epey bir gitti. Tüm kurak alanlara tohum ekti ve sonradan aklına tohumların suya ihtiyacı olduğu geldi. Tam geri dönecekti ki köylülerin ellerinde ağzına kadar dolu su kaplarıyla geldiklerini gördü. Köylüler çok geçmeden vardılar. Her bir tohumun ekildiği yere su döktüler. Hasan bey’e de buz gibi köpüklü bir ayran getirmişlerdi. Hasan bey ayranı kana kana içti. Ve bundan sonra mutlu yaşayıp gittiler.



















ÖĞRENCİLERİM ÖYKÜ YAZIYOR

Ada KOCUR

ÇEVRE

Bir zamanlar ormanda yaşayan bir aile varmış. Bu ailenin  Hasan adında bir çocukları varmış. Evlerinin yanında bol suların olduğu berrak bir ırmak  varmış. Hasan ne yaparsa yapsın ırmaktan bir balık  bile tutamazmış. 

Hasan, birgün oltasını alıp yine ırmağa gitmiş. Irmagın kenarında ölmüş bir balık görmüş. Bunun üzerine Hasan: 

-Yaşasın yıllardır balık tutamamıştım ama bugün hayallerim gerçek oldu, deyip hemen oltayla balığı almış. Hasan,  ilk  defa balık tuttuğu için eve koşarak gitmiş.

Annesiyle yemekler yapmışlar ve balığı kızartmayı unutmamışlar ama Hasan başına gelecekleri bilmiyormuş. Hasan balığı yiyince karnı ağrımaya başlamış ve midesi bulanmış. 

Sabah olunca babası ve annesi onu doktora götürmüşler. Doktor önce Hasana: 
-Merhaba, demiş.  Hasan'ın sürekli karnını tutmasından doktor Hasan'ın karnının ağrıdığını anlamış. Doktor tahliller yapmış. Bir saat sonra tahlillerin sonucu çıkmış. Doktor Hasan'ın bir şeyler  yediğini anlamış. Doktor Hasan'a: 
-Sen bir şeyler mi yedin , diye sormuş.
Hasan: 
-Yoo ben bir şeyler yemedim ama geçen ırmaktan balık tutmuştum balık da cansız bir şekilde yatıyordu, demiş.

Doktor:  
-Tamam işte. Fabrika atıklarını ırmağa bırakmıştı. O atıklardan dolayı balıklar zehirlenmişti ve ölmüştü . O balığı da sen yiyince sende zehirlendin, demiş . 

Doktor ilaçlarını vermiş ve Hasan ailesi ile eve gelmiş ve bir daha asla ırmaktan balık tutmamış.




             

MELEK NAZ AYDOĞDU

DOĞAYI KORUYALIM

Şehir dışında bir fabrika varmış. Bu fabrikanın yan tarafındanda bir ırmak geçiyormuş.

Bir gün Hasan Amca, ırmak kenarında gezerken bir de ne görsün!

Fabrika atıklarını ırmağa bırakıyor. Biraz ilerleyince balıkların sırtüstü dönüp suyun yüzüne çıktığını fark etmiş. Hasan Amca bu işe hem kızmış, hem de üzülmüş.

Hemen fabrikanın yolumu tutmuş. Fabrikaya gidince yetkili biriyle görüşmek istediğini belirtmiş.

Çalışanlar Hasan Amcayı Müdür Beyin yanına götürmüşler. Hasan Amca gördüklerini Müdür Beye anlatmış. Müdür Bey bunun için bir şey yapamayacaklarını söylemiş. Hasan Amca bunun üzerine çok sinirlenmiş. Oradan ayrılarak Valiliğe gitmiş.Vali Beyle görüşmek istediğini belirtmiş.

Görevliler onu Vali Beyin yanına götürmüşler.Hasan Amca olanları Vali Beye anlatmış.

Vali Bey derhal yetkililere gerekli talimatı vererek fabrika hakkında soruşturma başlatmış.Yapılan soruşturma sonucunda fabrikanın gerekli kurallara uymadığı atıklarını kontrolsüz bir şekilde ırmağa bıraktığı ve çevreyi kirleterek balıkların ölümüne sebep olduğu tesbit edilmiş.

Fabrikaya, çevreye verdiği bu zarar sebebiyle yüksek miktarda para cezası verilmiş.

Vali Bey, Hasan Amcanın göstermiş olduğu hassasiyetten dolayı teşekkür etmiş ve Hasan Amcaya bir plaket vermiş.

Vali Bey, yaptığı açıklamada  “Doğanın çocuklarımızın ve bizim geleceğimiz için çok önemli olduğunu onu korumada hepimizin Hasan Amca gibi hassas davranmamız gerektiğini” belirtmiş.

Bunun için de bir slogan belirlemiş:

Doğayı koru, geleceğine sahip çık !

3/E SINIFI  NO :644

BAHÇELERİÇİ İLKOKULU

 






HANİFE BÜŞRA AYIK

ÇEVREYİ KORUYALIM

 Yaşadığım yer ortasından ırmak geçen çok güzel ve çok şirin bir kasabaydı. Irmak kenarında arkadaşlarımla oyunlar oynar, ailemizle piknik yapardık. Irmak görsel açıdan da çok güzeldi. Kasabamıza yaz kış birçok turist gelir ırmak kenarında fotoğraf çektirirlerdi. Kısacası ırmak kasabamızın can damarıydı.

Bir gün kasabamıza Hasan adında çok zengin bir insanın geleceğini duyduk. Bu adam kasabamızın toprakları verimi olduğu için küçük bir fabrika kuracaktı.

Sonra aradan yıllar geçti ve fabrika kuruldu. Biz yine ırmak kenarında oyunlar oynamayı devam ettirirken ırmağın suyunun, değiştiğini içinde pis atıklar olduğunu gördük. Çok şaşırmıştık ilk defa  bizim berrak akan ırmağımızda böyle şeyler görüyorduk.

Herkes bu duruma çok üzülmüştü. Ve nedenini ilk başta anlayamamıştık. Hemen gidip ailemize haber verdik. Babamlar da duruma çok üzüldü ve nedenini araştırdığımızda yeni kurulan fabrikanın atıklarının ırmağımıza atıldığını öğrendik. Herkes bu duruma çok öfkeliydi.

Artık kasabamızda ne eskisi gibi ırmağımızın kenarında piknik yapabiliyorduk ne de babamlar balık tutabiliyorlardı. Turistlerde artık durumumuzu görünce kasabamıza gelmemeye başlamışlardı. Yani kısacası kasabamızın önemi bu fabrikanın kurulmasıyla iyice azalmıştı.

Bütün kasaba halkı bu duruma çok tepkiliydi ve herkes gidip bu durumu yetkili yerlere şikayet ettiler. Ve gerekli önlemlerin alınmasını istediler. Fabrika sahibi Hasan Bey bu kadar şikayet gelmesi üzerine fabrika atıklarını ırmağa atılmasını kesti ve önlemlerini aldı. Biz bu duruma çok üzülürken bir gün baktık ki ırmağımızın suyu yine eskisi gibi berrak akıyordu. Bunu görünce ırmağımızın eski haline dönmesine arkadaşlarım ve ben çok sevindik. Yine eskisi gibi oyunlar oynayabilecek, yine piknik yapabilecektik. Balıklarda eskisi gibi sağlıklı bir şekilde yaşamlarını devam ettirebilecekti. Sonuçta kasabamız eski haline ve hepimiz mutlu bir şekilde yaşamaya devam ettik.

3/E SINIFI

BAHÇELERİÇİ İLKOKULU     







Saygıdeğer Velilerimiz,
21.02.2015 (cumartesi) günü saat 11:00'de II. Dönem veli toplantımız 3-E sınıfımızda yapılacaktır.
Toplantıya katılmanız dileğiyle...


DİKKAT!..
YOĞUN KAR YAĞIŞI NEDENİYLE 19.02.2015 (PERŞEMBE) GÜNÜ OKULLAR BİR GÜN TATİL EDİLMİŞTİR.
(NOT:Tatil nedeniyle "beslenme saati" etkinliği de ileri bir tarihe ertelenmiştir.) 


































KAR YAĞIYOOOR...
HAYDİ BAHÇEYE!..











BESLENİYORUZ







EKİP ÇALIŞMASI









PROBLEM ÇÖZÜYORUZ









TAHTADAYIZ












ÖĞRENCİLERİMİZ HAYALLERİNDEKİ EVLERİ ÇİZDİLER...










Zeynep, yılbaşı hazırlıklarına erken başladı...


SINIFIMIZIN YENİ HASTALIĞI !..
***
YA DA KIZLARIMIZIN YENİ TUTKUSU !..










LİSELİ ÖĞRENCİLER PARKA GİRİNCE!..




















Berra'nın mevsimleri


Saygısız sürücüyü bulunuz!..


ZEYNEP ŞENER EBRU KURSUNDA...
İŞTE ESERLERİNDEN BAZILARI...












Hep söylüyorum...
Bu çocuklar "sanatkâr" ruhlu...











SINIFTA BEN...











Mutlaka izleyin...
https://www.facebook.com/zekai.gorgulu.5/posts/10205555817362754?notif_t=like







1915 ÇANAKKALE ŞEHİTLİK GEZİCİ SAVAŞ MÜZESİ'ni gezdik...









SINIF İÇİ ÇALIŞMALAR
























YAYA NEREDEN GEÇECEK?

 BERRA POLAT


EYLÜL ÖZTÜRK

AHSEN KİŞİOĞLU










Sevgili Öğrenciler;
Halk oyunları kursuna katılacak öğrenciler, yarın (salı) saat 12:40-13:40 arası çalışma yapacaklardır. 









 


Sayın velilerimizin bu videoyu çocuklarıyla birlikte izlemelerini öneriyorum.  

https://www.facebook.com/video.php?v=10205436664103997&set=vb.1471981758&type=2&theater



SPOR VE TEMİZLİK KOLU SEÇİMLERİNİ DE YAPTIK...

  
BERKAY DÖNMEZ                      CELÂL CESUR
SPOR KOLU BAŞKANI                              SPOR KOLU BŞK. YRD.



    

EMİRHAN DİZKIRICI          Z. EYLÜL ÖZTÜRK
TEMİZLİK KOLU BŞK                                  TEMİZLİK KOLU BŞK. YRD.


ÖĞRENCİLERİMİZE GÖRE LİDER NASIL OLMALI?

  • HERKESE EŞİT DAVRANMALI. (BERRA)
  • HAKSIZLIK YAPMAMALI. (ESİNNAZ)
  • YARDIMSEVER OLMALI. (AHSEN)
  • CESUR OLMALI. (YUSUF)
  • KENDİNE GÜVENİ OLMALI. (ELİF NAZ)
  • KARARLI OLMALI (CELÂL)
  • SAYGILI OLMALI. (ZEYNEP)
  • BİLGİLİ OLMALI. (ÖĞRETMEN)


Amasya'mızda bir park köşesi!..


SİZ OLSAYDINIZ ÇEKİRDEK KABUKLARIYLA KİRLETİR MİYDİNİZ ŞEHRİMİZİ?



YEŞİLIRMAK'I BEĞENDİNİZ Mİ?!..

SİZCE KİMLER KİRLETİYOR BU ŞEHRİN IRMAĞINI?

UZAYLILAR MI?

BAŞKA ŞEHİRDEN GELENLER Mİ?

YOKSA AMASYALILAR MI?

KİM?..












Sınıfımızda demokratik hayatın gereği seçimleri yapıyoruz...

Önce propaganda...













                                                  ***

ÖNCE OKUL MECLİSİNDE SINIFIMIZI TEMSİL EDECEK SINIF TEMSİLCİMİZİ SEÇTİK...



                AHSEN Ç. KİŞİOĞLU
                                     SINIF TEMSİLCİSİ
                       (Teşekkür konuşması yaparken)

                            ***

SINIF BAŞKANIMIZ RAKİBİNİ ÇOK AZ BİR OYLA GEÇTİ. 



           MERT ACAR    D.ÇINAR MİLLİ
           SINIF BAŞKANIMIZ            BAŞKAN YARDICIMIZ
 (Her iki adayımız da seçmenlerine teşekkür konuşması yaparken.)

                                                     ***

SAĞLIK KOLU BAŞKANI KURA İLE BELİRLENDİ...
ÇEKİŞMELİ GEÇEN SEÇİMLERDE 3 ADAYIMIZ DA 7'ŞER OY ALINCA KURA ÇEKİMLERİ YAPILDI.



ESİN NAZ KARA            MELEK NAZ AYDOĞDU
SAĞLIK KOLU BAŞKANI                   BAŞKAN YARDIMSISI
                    (Sınıfa teşekkür kanuşması yapılırken)

                                                  ***

TİYATRODAYIZ...

























Ne güzel söylemiş şair ;
Gülmeyi çocuklar icat etti..
Bizler tüketiyoruz..
Yüzümüzün hep gülmesi dilegiyle...


































Bir örüntü örneği







SEVİNMEK İÇİNDİR BAYRAMLAR…

MUTLU OLMAK İÇİN...

KOŞUP, OYNAMAK İÇİNDİR ARKADAŞLARLA...

ANNEYLE BABAYLA VE KARDEŞLERLE ZAMAN GEÇİRMEKTİR BAYRAM...

DEDELERİN, BABAANNELERİN, ANNEANNELERİN VE TÜM DİĞER AKRABA BÜYÜKLERİMİZİN ELLERİNİ ÖPMEKTİR...

HATTA BİRAZ DA HARÇLIK TOPLAMAKTIR…

***

BAYRAMLAR KESİNLİKLE ÖDEV YAPMAMAKTIR…

VE DERS ÇALIŞMAMAKTIR…

ARA VERMEKTİR SIKINTILARA… 

***

SEVGİLİ ÖĞRENCİLERİM; SİZLERİN VE AİLELERİNİZİN KURBAN BAYRAMINI TEBRİK EDİYORUM.














 


Yeni konumuz SİMETRİ

İşte size simetri görselleri:
























Sevgili öğrenciler, eğlenceli bir test için aşağıdaki linki tıklayınız.
http://www.sanalokulumuz.com/geometrik-cisimler-testi-3sinif/102


İşte duyu organlarımızın şemaları


İşte burnun şeması 




Bu derinin yapısı



Bu da dilimiz


İşte bu kulakla duyuyoruz...




Bu da kulağımızın bir başka görüntüsü...










Tüm velilerimin dikkatine...


http://n99.org/rita-peterson-ted/#_


http://n99.org/ken-robinson-yaraticilik/



BELKİ ALLAH SİZİN ÇOCUĞUNUZ İÇİN FARKLI BİR ROL YAZDI

Ne demiştik:

Milyarlarca insan...

Farklı yeteneklerde...

Farklı zekâlarda...

Çeşit çeşit kişiliklerde...

huyda...

ahlâkta...

ve inançta...

Birbirinin "aynı"sı olan yok milyarlarca insanın içinde... 

O halde neden çocuklarımızın zekâlarına, yeteneklerine saygı duymuyoruz.

Elbette doktor, mühendis olacak zekâya sahip çocuklarımız var...

Ama olmayanlar da var...

Bu bir dezavantaj değil ki. 

Allah milyarlarca insanın milyarlarca değişik ihtiyaçları için olsa gerek, bir o kadar da farklı zekâ ve yetenekte yaratıyor insanlığı...

Belki Allah sizin çocuğunuz için farklı bir rol yazdı... 

*** 
Namusa, haysiyete ya da onura leke sürülmeden yapılan her iş, her meslek değerlidir ve kutsaldır.

Yeter ki Allah'ın bize bahşettiği aklın, zekânın, yetenek ve becerininkıymetini bilelim...

hakkını verelim...

http://www.guzelcocuklar.com/?Syf=22&Mkl=719932&pt=ZEKA%C4%B0%20G%C3%96RG%C3%9CL



Sınıf ressamlarımızdan Esin Naz'ın eseri


Bir Zeynep klâsiği















SINIFIMIZA HOŞ GELDİN
EYLÜL...






BELKİ ALLAH SİZİN ÇOCUĞUNUZ İÇİN FARKLI BİR ROL YAZDI

Elbette ki Allah insanları tek tip yaratmıyor.

Yani teknolojik bir "kopyala-yapıştır"la çoğaltılmıyoruz.

Yani bir prototip yok.

Aslolan çeşitlilik...

Farklılık...

Her halûkârda...

Muradı böyle...

Yaratıcının...

***

İtiraz var mı?

Haşa...

Ne haddimize...

***

Milyarlarca insan...

Farklı yeteneklerde...

Farklı zekâlarda...

Çeşit çeşit kişiliklerde...

huyda...

ahlâkta...

ve inançta...

Birbirinin "aynı"sı olan yok milyarlarca insanın içinde...

http://www.guzelcocuklar.com/?Syf=22&Mkl=719932&pt=ZEKA%C4%B0%20G%C3%96RG%C3%9CL%C3%9



https://www.facebook.com/video.php?v=10154530817230697&set=vb.129504185696&type=2&theater




YURDAGÜL VE DAMLA...
SİZLERİ ÇOOOOOK ÖZLEYECEĞİZ... 


DAMLA
DÜZCE'YE GİTTİ.


YURDAGÜL
İSTANBUL'A GİTTİ.

DAMLA VE YURDAGÜL'E GİTTİKLERİ YENİ OKULLARINDA BAŞARILAR DİLİYORUZ...



2014-2015 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILINDA BÜTÜN VELİLERİMİZE ÜSTÜN BAŞARILAR DİLERİM. ALLAH ZİHİN AÇIKLIĞI VERSİN















Susuzluktan ölen çocuklar da var dünyada.
Lütfen sularımızı israf etmeyelim.




Çok seveceğiniz bir video daha. Kaçırmayın.
http://youtube.com/watch?v=jJgVMM_4Xhk




KÖPEK İLE YUNUS BALIĞININ  ETKİLEYİCİ DAYANIŞMASI
https://www.facebook.com/photo.php?v=1402362319978630&set=vb.344878306188&type=2&theater






Dünyanın herhangi bir yerinde ya da savaşlarda çocuklar ağlarken gülebilmek, eğlenebilmek utanç verici olmalı.


Çocuklara bu acıları yaşatan büyükler de sokağa çıkmamalı... çıkamamalı...




Çocuk ve köpek
https://www.facebook.com/photo.php?v=611353288942917&set=vb.121812021230382&type=2&theater







NOT:SİTEMİZE ÖĞRENCİLERİMİZ DIŞINDA ÜYE KAYDI YAPILMAMAKTADIR...

SEVGİLİ ÖĞRENCİLERİM!

  • BİLGİSAYAR VE TELEVİZYON BAŞINDA FAZLA ZAMAN HARCAMAYINIZ. BU ZİHNİNİZİ UYUŞTURUR. HAREKETSİZLİK DE VÜCUDUNUZU HANTALLAŞTIRIR...
  • ÇOKÇA ARKADAŞLARINIZLA BİR ARAYA GELİP, OYUNLAR OYNAYIN...
  • SAKIN KİTAP OKUMAYI UNUTMAYIN. BOL KİTAP OKUMAK TATİLDE YAPABİLECEĞİNİZ EN GÜZEL ETKİNLİKTİR.
  • YAZ TATİLİ, KUR'AN OKUMAYI ÖĞRENMENİZ İÇİN ÇOK GÜZEL BİR FIRSAT. BU FIRSATI KAÇIRMAYINIZ...
  • HEPİNİZE AİLENİZLE BİRLİKTE HAYIRLI BİR TATİL DİLİYOR VE SİZLERİ ALLAH'A EMANET EDİYORUM...





SAYGIDEĞER VELİLER!

KARNELER, 13.06.2014 CUMA GÜNÜ SAAT 11:00'DE VERİLECEKTİR.


MÜKEMMEL ANNELER

Pusmuş çocuk kükreyen annenin karşısında.

Küçücük kalmış...

Mini minnacık...

Yok mesabesinde...

Bedenen değil.

Şahsen...

Ve zihnen...

Belki aklen...

Annenin gözünde...

Annesinin...

Tam da gözünün içine sokulurcasına tutulmuş karnenin karşısında.

Karnesinin...

http://www.guzelcocuklar.com/?Syf=22&Mkl=628732



Arkadaşlık Güzel Şey...







KİM DEMİŞ BÖLME İŞLEMİ ZOR DİYE:









https://www.facebook.com/photo.php?v=10200944794923191&set=vb.111611942220204&type=2&theater



SINIFTA ÇİFTETELLİ


https://www.facebook.com/photo.php?v=10204158952201998&set=vb.1471981758&type=2&theater¬if_t=video_processed

















ANNE TAVŞAN VE YAVRULARINI İZLEYİNİZ...

https://www.facebook.com/photo.php?v=805740039438999&set=vb.153057111373965&type=2&theater



MEYDANLAR DOLUSU ÇOCUK

Devlet yoktu bayramda...

Devletin ciddi yüzlü bürokratları...

Mülki amirleri...

Çocuklar bayramlarını onlara "sunmadılar!"

Onlara "arz" da etmediler.

Kendileri için bayram yaptılar.

Kendileri için...

Çocuklukları için.

Kendi çocuklukları için...

Atatürk'ün dediği gibi "Çocuk Bayramı"ydı ne de olsa...

http://www.zekaigorgulu.com/?Syf=22&Mkl=667074&pt=ZEKA%C4%







YUMURTA YARIŞI CİDDİYET İSTER

(TIKLAYINIZ) https://www.facebook.com/photo.php?v=10203910822038899&set=vb.1471981758&type=2&theater



BAYRAM ŞENLİKLERİNDE BİZİM SINIF

























































HAFTANIN PERFORMANSI








OKUNAN BİR MASALIN ZİHİNDE BIRAKTIĞI GÖRSELLİK



YENİ BİR TELEFERİK TASARIMI



YENİ AKIMIMIZ KUKLA OYUNU...











BİZİM KUKLACILAR



















İZCİLERİMİZ DAĞLARDA



DAMLA'NIN AİLESİ


SULARI İSRAF EDERSEK SONUMUZ BÖYLE OLACAK



BANA YAPILMIŞ BİR RESİM. BÖYLE ÖĞRENCİ SEVİLMEZ Mİ?



YANGIN VE HAYVANLAR



10-03-2014

  • Çarpım tablosunu ezberleyen öğrencilerimizin isimlerini "KATEGORİLER"deki "Çarpım Tablosu" modülünden görebilirsiniz.
  • Bu gün işlenen konular "Günlük Ders Notları Modü"lündedir.


TİYATRODAYIZ...




BERRA-YURDAGÜL ORTAK ÇALIŞMASI




MERT'İN GEMİSİ



ONUR'UN CANAVARLARI




Öğrencilerim ve ben...


BU DA BÜŞRA'NIN AİLESİNİN MUTLULUK  FOTOĞRAFI




Berra'nın gözünde öğretmeni...


25-02-2014

ÖĞRENCİLERE GÖRE:

  • Tribünlerde maç izleyenlerin çıkardığı kavgalar nasıl önlenebilir?
  • Sevincimizi abartmamalıyız. (Esin Naz)
  • Kavga çıkaranlara ceza verilmeli. (Melek Naz)
  • Karşı takımla alay etmemeliyiz. (Berra)
  • Maç bitince taşkınlık yapmamalıyız. (Emir)
  • Sahadaki oyuncular centilmen olmalı. (öğretmen)





SAYGIDEĞER VELİLERİMİZ;
YARIN TOPLANTI NEDENİYLE YARIM GÜN EĞİTİM YAPILACAĞINDAN ÖĞRENCİLERİMİZ SAAT 10:10'DA PAYDOS OLACAKLARDIR.
BİLGİLERİNİZE...
































SENİ ÇOK ÖZLEYECEĞİZ MEHMET EMİN!..



SENİ DE ÇOK ÖZLEDİK MUSTAFA!..





























 

MÜKEMMEL ANNELER!..

Pusmuş çocuk kükreyen annenin karşısında.

Küçücük kalmış...

Mini minnacık...

Yok mesabesinde...

Bedenen değil.

Şahsen...

Ve zihnen...

Belki aklen...

Annenin gözünde...

Annesinin...

Tam da gözünün içine sokulurcasına tutulmuş karnenin karşısında.

Karnesinin...

http://www.guzelcocuklar.com/?Syf=22&Mkl=628732&pt=












SINAVLARIN UNUTTURDUĞU ÇOCUKLUKLAR


Dışarısı...

Özlenen ...

Olunması gereken...

"Çalınan" çocukluklarının oyun dünyası.

"Unutturulan" oyunlarının...

***

Sınavların unutturduğu "çocukluklar" yaşanmıyor artık.

Testlerin unutturduğu "oyunlar" da yok.

***

Oyunlar...

Büyüten, olgunlaştıran...

"Birlikte yaşayabilmeyi" mümkün kılan.

"Paylaşmayı", "yardımlaşmayı" yaşamın bir gereği yapan.

Çalışmanın, mücadelenin ve başarının "ahlakını" öğreten...

***

Unutturduk hepsini.

El ele... anne, baba, öğretmen ve sistem.

Hep birlikte başardık!..


http://www.guzelcocuklar.com/?Syf=22&Mkl=622576&pt=

TESTLER VE NETLER

Bütün mesele önde olmak… önlerde olmak…

Geride bırakmak herkesi… arkadaşlarını… arkadaşını hatta birlikte oturduğu…

Mutluluk, herkesten ileride olmaya bağlı!.. herkesi geride bırakmaya…

Başkalarının zayıflığı, başarısızlığı üzerinden üretilen bir sevinç hali!..

***

İçlerine pet şişe atılmış tıkalı tuvaletler…

Sıra gözlerinde bırakılmış yiyecekler, boş ayran ya da meyve suyu kapları.

Pencere önlerinde tost ve simit artıkları…

Okul bahçelerinin orasında burasında kantinden alınmış yiyeceklerin ambalaj kağıtları… çöp kutularına rağmen…

Ayakta, tost yiyerek gezen öğrenciler… Ya da ellerde  evde hazırlanmış yarım ekmek dürümler… Dökerek, saçarak!

Hiçbiri etkilemiyor test çözen öğrenciyi… öğrencileri…

Bütün mesele “denemelerde” dereceye girebilmek… yüksek netleri yakalayabilmek…

http://www.guzelcocuklar.com/?Syf=22&Mkl=620393&pt=




BİR ESİNNAZ KLÂSİĞİ





CELÂL'İN HAYALİNDEKİ EV




2-E KAFKAS EKİBİ














































16-12-2013
Türkçe çalışma kitabı 42. ve 43. sayfalardaki etkinlikler yapılacak.


KAR VE ÇOCUK




























12-12-2013
SEVGİLİ ÖĞRENCİLER;
YARIN, YANİ CUMA GÜNÜ OKULLAR TATİL.

KARIN TADINI ÇIKARIN.

DIŞARI ÇIKARKEN MUTLAKA KALIN GİYİNİN...



10-12-2013

Matematik ders kitabının 84. sayfası
Matematik çalışma kitabının 52. ve 53. sayfalarındaki alıştırmalar yapılacak.



01-12-2013

İŞTE SİZE ARKADAŞLIĞIN HAS GÖRÜNTÜLERİ







İŞTE SİZE 24 DEV ADAM















































MİNİK YÜREKLERDEKİ ÖĞRETMEN TASAVVURU
























Haftanın başarılı ekibi "renkli kalem" ödülünü aldı.



İkincilerin payına da silgi düştü...



Kolleksiyoncular inatla yaprak kolleksiyonlarına devam ediyorlar.





Emir inat etti saatini bitirdi...



VE BASKETÇİLERİMİZ SAHAYA İNDİ...




















DİĞER FOTOGRAFLARA "FOTOĞRAF GALERİ"SİNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ...












2-E  SINIFI TASARIMLARINA DEVAM EDİYOR...





BERKEHAN


ONUR


MELEK NAZ


ESİN NAZ


AHSEN


DAMLA


HANİFE


HAKAN


MİNA


BERKAY


MERT


ZEYNEP

KOLLEKSİYONCULAR





SEMİH


YUSUF


M.EMİN





*** ÖĞRETMENİN GÖZÜNDEN ***


Analarımız dışarılarda sevmeye utanırlardı bizi.

Ayıp olurdu. Görgüsüzlüktü bir diğer adı.

Öpmek?!..

Orta yerde hem de… insanların gözü önünde…

Asla!..

Biz çocuklar da rahatsız olurduk sevginin "aşikar" edilmesinden her nedense.

Utanırdık…

Görünür olması değerini mi düşürüyordu ne…

Bir gizemli yanının olması gerekiyordu sanki.

Gizli kalması, belli edilmemesi…

Değeri gizliliğinde miydi yoksa?

Annedeki gizli sevgi keşfedilmeliydi tarafımızdan…

Hem çok içimizdeydi annemiz… 

hem çok uzağımızda…

ulaşılmaz…

Nasıl bir dengeydi o öyle!..



DUYGULARIMIZ BİZİ NASIL ETKİLER?



                          ÜZGÜN                                                     SAF 





                             ŞAŞKIN                                          KARAMSAR





                           KURNAZ                                             SİNİRLİ








BERRA  2/E



*** ÖĞRETMENİN GÖZÜNDEN ***

Evet, öğrenciler  yokluk çekmeli.

Hasret kalmalı… 

sevgiye...

öpücüğe...

ilgiye...

giysiye…

bir süreliğine hiç değilse…

Bu, onlara sabretmeyi öğretecektir.

Sabretmeyi...

Sabır…

Olgunlaştırandır…

pişiren…

kemale erdiren…




ÇOCUKLARINIZLA ARKADAŞ OLMAYIN

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Üstün Dökmen, çocuk ve anne baba ilişkilerinde bugüne kadar doğru bilinenlerin yanlış olduğunu ileri sürerek, "Çocuklarınızla arkadaş olmayın" dedi.

***

Çocukların duygularına saygı göstermek gerektiğini ifade eden Dökmen, çocuklara yaşına uygun sorumluluk verilmesi gerektiğini vurguladı.

***

"YANLIŞ DÜŞÜNCEYE SAYGI DUYULMAZ"

"Birbirimizin düşüncelerine saygılı olmalıyız" anlayışının yanlış olduğunu savunan Prof. Dr. Üstün Dökmen, "Karşı tarafın söyledikleri yanlış ise bu onun düşüncesidir. Yanlış şeye saygı duyulmaz. Sadece onun kişiliğine saygı duyarım.

***

Çocuğunuzun, eşinizin ve arkadaşlarınızın tasvip etmediğiniz davranışlarını eleştirin. Kişilerin düşüncelerine ve davranışlarına itiraz edin ancak duygularına saygı duyun" şeklinde konuştu.

***

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de insanların bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olduklarının altını çizen Prof Dr. Üstün Dökmen, "İnsanlarda az hata, çok fikir var. Okumak için iki eli bir araya gelmeyen ülkenin iki yakası da bir araya gelmez. Alimine ve muallimine saygı göstermeyen toplumların ise geleceği olamaz" dedi.

***

Anne ve babalara, "Çocuğunuzla arkadaş olmayın" diyen Dökmen, "Arkadaş değil ana-baba olun. Arkadaşlıkta eşitlik var. Oysa siz onunla eşit değilsiniz, anne-babasısınız. Çocuğunuzla arkadaş olmayın. Etkili anne baba olun. Onu dinleyin. Nasihatçi değil, refakatçi olun. Çocuğunuzun hayatı boyunca pek çok arkadaşı olacak. Bırakın bir tane anne ve babası olsun" diye konuştu.

***

Ailelerin çocuklarına küçük yaşta sorumluluk vermeleri gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Üstün Dökmen, "Çocuklarınıza giyinme sorumluluğu verin, yemek yeme sorumluluğu verin. Bir kaşığı ağzına yerleştiremeyen çocuk hayatta ne yapacak? Bazı konularda da seçim hürriyeti verin. Seçim yapmak zordur. Bazı şeyleri yaşayarak öğrenmesine izin verin.

***

Çocuğa istediğiniz kadar karışın. Ama bilmelisiniz ki en önemli anlarda yanında olamayacaksınız. OKS ya da ÖSS sınavına girerken, evlilik gecesinde ya da doğum sırasında isteseniz de yanında olamayacaksınız. ’Nereye gittiğini bilen insanlara dünya çekilip yol verir’ diye bir söz vardır. Biz de nereye gittiğini bilen çocuklar yetiştirelim" tavsiyelerinde bulundu. 



TASARIMCI 2 / E


































































MELEKNAZ'IN BAYRAMI

BERRA'DAN BİR SANAT ESERİ DAHA




İŞTE BERRA'NIN MUHAYYİLESİ


ZEYNEP, PİKNİK YAPIYOR.

BU DA ESİN NAZ'IN PİKNİĞİ




VE YURDAGÜL'ÜN PİKNİĞİ





OKUMUYORSANIZ TARTIŞMAYALIM


Anlamak...

İnsanoğlunun temel problemi...

Temel sorunsalı... 

Hayattaki en önemli çabası "anlamak", "anlayabilmek..." 

İnsanı anlamak...

İnsanın insanı anlaması yani...

Olup- biteni...

Batıp-çıkanı... çıkıp-batanı...

Açıkta ve gizlide olanı...

Varlığı...

Varlığın bilgisini...

Bilginin hikmetini

Ve hayatı...


"Okumuyorsanız, tartışmayalım!.." der bir düşünür...

Tartışmanın ön koşulu okumak.

Konuşmanın...

İletişim kurmanın...

Anlayabilmenin ve anlaşılmanın...

Okumayanın bilgisi olmaz...

Bilgisi olmayanın da fikri...

http://www.guzelcocuklar.com/?Syf=22&Mkl=583145&pt=


Ahsen KİŞİOĞLU



Celal CESUR



ESİN NAZ KARA'nın hayal dünyasından... 






















KUŞATILAN ÇOCUK (II)

Ah bir düşse çocuk, bir kalkma hikâyesi de olacaktır.

Ama hayır, ola ki düştü çocuk, kaldırır anne düştüğü yerden çocuğu.

Acıyan yerini öper.

Bir de düştüğü yeri döver eliyle!

Düşmenin kötülüğüne yorar çocuk olayı.

"Düşmenin" kötülüğüne.

Ve "düşürenin" kötülüğüne.

Çelme takanın ...

Hep düşürendir hatalı olan!..

"Düşenin dikkatsizliğini" saklamaktan başka ne işe yarar ki bu.

"Düşmek"ten kendine bir ders çıkarmak yerine düşürene lanet yağdırmak ne ne kolaycılıktır.

*** 
Her düşme bir "tecrübedir" oysa.

Tecrübenin diğer adıdır düşmek.

Bir daha "düşmeme"nin garantisi...

Hayat, düşüşlerimizle kalkışlarımızın toplamından ibarettir.


http://www.guzelcocuklar.com/?Syf=22&Mkl=579144&pt=ZEKA




Yokluğu bilmek çocuğu olgunlaştırır


BURCU ÖZTÜRK - İSTANBUL

Son zamanlarda hemen her çocuklu ailede gerekmediği halde alınan yiyecekler, oyuncaklar, kıyafetler görmek mümkün. Modern çağın en büyük problemlerinden biri diyebileceğimiz bu “çocuk erkil” yaşam tarzı, ailelere kimi zaman içinden çıkılmaz durumlar yaşatıyor.

Esma ile annesi Yadigar Hanım, alışverişe çıkarlar. Evin ihtiyaçlarını aldıktan sonra Esma, marketteki çikolata reyonunda durup birkaç tanesini avucuna alır ve yürümeye devam eder. Anne Yadigar Hanım ise evde çikolata olduğunu ve onu almaya gerek olmadığını ifade eder. Bu durum karşısında ise Esma, çikolataları elinden bırakmaz ve olduğu yere oturup ağlamaya başlar. Hikâye ise ihtiyaç olmadığı halde alınan çikolatalarla son bulur. Pedagog Ali Çankırılı, “Kötü çocuk yoktur, kötü eğitilmiş çocuk vardır.” diyerek durumu özetliyor. Psikoloji literatüründe çocuğun dediğinin yapıldığı ve çocuğun anne-babayı yönettiği aile biçimine “çocuk erkil aile” deniliyor. Çocuk eğitimi konusunda bilgi sahibi olmayan ailelerin düştüğü en büyük hatalardan biri de çocuğun her isteğinin yerine getirildiğinde mutlu olacağının düşünülmesi. Bu tür yaklaşımların özellikle çocukluğu maddi sıkıntı ve baskı ile geçen anne-babalarda sık olduğunu söyleyen Çankırılı, “Aileler, biz yoksulluk ve baskı altında büyüdük, çocuğumun her isteğini yerine getireyim, diye düşünüyor. Ailelerin niyetleri iyi ama tutumları hatalı olduğu için sonuçları da olumsuz oluyor.” diyor. Aynı zamanda, her isteği yerine getirilen çocuğun doyumsuz, saygısız ve şükürsüz olabileceğini ekliyor.

    Sınırları ebeveynin koyduğunu belirten psikolog Yasemin Eyüpoğlu ise çocuğun istekleri karşısında takınılan tavrın önemine dikkat çekiyor. Ailelerin, anne-baba-çocuk üçgeninde asıl söz sahibinin kendileri olduğunu fark etmeleri gerekiyor. Çocuğun rehbere ihtiyacı olduğunu kaydeden Eyüpoğlu, “Çocuk, sizden sonra gelen ve bir yetişkinin tecrübelerine ihtiyacı olandır. Hayatta her istediğini elde edemeyeceğini bilmeli. Yokluğu bilmek de insanları olgunlaştırır. Farkındalıklar çocukların ihtiyacı olan ebeveyn rolüne daha rahat ulaştırır. İçinden çıkılamayan durumlarda uzmandan yardım alınmalı.” diye konuşuyor.


HİKÂYE AYNI, HAYALLER FARKLI FARKLI




KUŞATILAN ÇOCUK (1)


Büyür çocuk.

Çeker elini annenin elinden hırsla.

İnatla...

"Tek başına" yürümektir derdi.

Bırakmaz anne...

Ya düşerse!..

Oysa "kalkmak için düşmek de gerekir."

Ah bir düşse çocuk, bir kalkma hikâyesi de olacaktır. 

http://www.guzelcocuklar.com/?Syf=22&Mkl=575678&pt=












Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam25
Toplam Ziyaret79561
Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
29° 33° 19°
Takvim